|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (53) (Engin 29 Y., İzmir)
Isabella
banyodan çıktıktan sonra kurulandı ve saçını
kuruttuktan sonra geceliğini giydi ve beraber yattık. Sabah saat 07:00'da alarmın
çalmasıyla kalktım, hemen giyinip aşağıya indim.
Odamdan takım elbise poşetini almam gerekiyordu, sessizce girdim
odaya ve hemen sakladığım yerden aldım paketi. Rabia daha
uyuyordu, bir süre izledikten sonra yine aynı sessizlikte çıktım
odadan. Isabella'nın odasına çıktım ve kapıyı
kapattıktan sonra paketi yatağın kenarına
bıraktım ve tekrardan yattım.
Uyku tutmuyordu bir türlü ve saat 09:00'a kadar yatakta dönüp durdum. Isabella
kalktı ve "Günaydın." dedi. Ben de yeni kalkmış
gibi, "Günaydın." diyerek esnedim. Isabella oda servisini
arayarak iki kişilik kahvaltı istedi. Oda servisi
kahvaltıyı getirdiğinde Isabella getiren çocuğa 50 dolar
gibi bir bahşiş verdikten sonra tepsileri aldı ve yanıma
geldi. Kahvaltımızı yapmaya başladık. Isabella'ya, "Inna
yok ne zamandır?" dedim. Isabella, "Arkadaşında
kalıyor, bu gece dönecek." dedi.
Kahvaltımızı bitirene kadar saat 10:00 olmuştu, Isabella "Hadi,
daha hazırlanmamız gerekiyor." dedi. Ben hemen giyindim ve
Isabella'da hızlıca giyindikten sonra çıktık. Önce bir
erkek kuaförünün önüne geldik ve indik arabadan. Isabella kuaförün sahibine
sarıldı, eski arkadaşlarından biriydi her halde. Sonra beni
tanıttı ve "Sana emanet." dedi ve çıktı gitti.
Adam benimle özel olarak ilgilendi ve yanında çalışanlara
bırakmadan tüm bakımlarımı kendisi yaptı.
Bu kadar fazla benimle ilgilenilmesi güzel hissettirmişti, dün gece
yaşanan olaydan sonra baya toparlanmama yardımcı olmuştu.
Yaklaşık 3,5 saat kadar kuaförde kalmıştım, saat 14:30 gibi Isabella
geldi, o da çok şık olmuştu. Beni görünce, "Woow, çok
güzel." dedi ve güldü. Sonra benimle ilgilenen adama teşekkür etti ve
çıktık kuaförden. Akşam saat 17:30 gibi parti alanına geçecektik,
sahilde bir villada yapılacakmış parti.
Saat 17:30'a kadar dışarıda takıldık, otele gitmek
istemiyordum, çünkü Rabia ile karşılaşmak istemiyordum. Saat 17:00 gibi Sinem
mesaj attı, mesajı açtığımda, "Neredesin sen?"
diyordu. Ben de, "Hiiç, dolaşıyorum." dedim. Sinem, "Kiminle?"
dedi. Bunu sorduğuna göre, Rabia daha Isabella mevzusunu Sinem'e
söylememişti, ben de, "Tek başıma." dedim. Sinem
birkaç saniye sonra, "Ne yapıyorsun tek başına ya? Bir yer
bilmiyorsun, kaybolacaksın. Gel hemen otele!" dedi. Ben de, "Sinem,
biraz yalnız kalmam gerek." diye bir mesaj attıktan sonra
telefonumu kapattım.
Isabella, "Hadi kalkalım." dedi ve kalkıp arabasına
bindik. Plaja doğru sürmeye başladı, yollar bomboştu ve
Isabella da bastıkça basıyordu. Plaj yolunda 110'a
yaklaşmıştık. "Yavaş git." dediğimde, "Erken
gitmemiz gerekiyor." dedi. Ben de nedenini sormadım. Çok geçmeden
biraz yavaşladı ve yoldan sol tarafa saptıktan sonra artık
zenginlerin arabaları görünmeye başladı. Araba galerisi gibi,
renk renk, çeşit çeşit tüm arabalar vardı.
Isabella arabayı park etti. İndik, koluma girdi ve yürümeye
başladık. Villa'nın önüne geldiğimizde bizi iki tane
görevli karşıladı ve içeriye buyur ettiler. Isabella'nın
üzerindeki paltoyu aldılar, takım elbise ile ikimizde harika
duruyorduk. Isabella yeşil ve parlak taşlı kalçalarına
kadar gelen tek parça bir elbise giyinmişti. Bir kadın
yanımıza geldi, "Aa, hoş geldin Isabella!" dedi ve
yanaklarından öptü. Sonra bana bakarak, "Yanındaki beyefendi kim?"
dedi. Isabella da, "Sevgilim!" dedi. Kadın kahkaha atıp, "Boş
durmamışsın!" dedi ve benimle de tanıştı.
Daha sonra ise içki servisleri başladı, güzel bir muhabbet vardı,
ama benim ilgimi çekmiyordu. Herkes birbirine aldığı
eşyaların fiyatlarını söyleyerek hava atıyordu. Sonra
bir kadın bana, "Sizin işiniz nedir?" dedi. Ben de
Isabella'nın bana söylediklerini söyledim ve "Yatırımcıyım."
dedim. Kadın, "Hmm, isminizi önceden duymadım?" dedi. Ben de
"Normaldir, çünkü Amerika'da çok büyük bir iş yapmadım."
dedim. Kadın, "Hmm, peki öyleyse." dedi. Genelde adamlar daha
iyiydi, çünkü kadınlar hep rekabet ve birbirlerini ezme peşindeydi.
Bir beyefendi bana, "İstiyorsanız arka bahçeye geçelim?"
dedi. 2-3 kişi çıktık ve arka bahçede konuşmaya
başladık. Gerçi ben pek konuşmuyordum, Viskimi yudumlarken
onları dinliyordum. Biri milyon dolarlık bir yat almış
ondan bahsediyordu ve genelde ekonomi konuşuluyordu. Ben de onları
dinlerken bir yandan da Rabia'yı düşünüyordum, acaba ne yapıyor
diye ve beni affetti mi diye. Telefonumu açmak aklıma geldi ve "İzninizle."
diyerek ayrıldım yanlarından.
Bahçenin kuytu bir yerine geçerek telefonumu açtığımda 4 tane
mesaj buldum. 3 tanesi Sinem'den gelmişti, ama 1 tanesi Rabia'dandı. Hemen
onun mesajını açtım ve "Sen neredesin?"
yazmıştı. İçime doğmuştu sanki, 5 dakika önce
atmıştı. Hemen, "Dolaşıyorum." yazdım
ve gönderdim. Rabia birkaç dakika sonra, "Nerede dolaşıyorsun?
Gel artık şuraya, özledim seni. Dün gece yaptıklarımda ben de
biraz hatalıydım." dediğinde dünyalar benim olmuştu. Ben
de, "Bir saat sonra oradayım." yazdım ve kapattım
telefonu tekrardan.
1 saat sonra bahçeye Isabella çıktı ve beni buldu. Yanıma
gelerek, "Nasıl gidiyor ?" dedi. Ben de, "Biraz iyi biraz
kötü." dedim. Isabella, "İstiyorsan gönderebilirim seni?"
dedi. Ben de, "İyi olur!" dedim. Isabella hemen bir taksi
çağırdı ve ben de içeriye geçtim. Isabella, "Özel bir
işi çıktı o yüzden gidiyor." dedi oradaki kişilere. Taksiye
bindikten sonra otelin yolunu tarif ettim. Çok geçmeden otele
varmıştım. Direkt odaya çıktım. Üzerimi
değiştirdim ve kısa bir şortla tişört giyip oturdum.
Telefonumu açtım ve "Odadayım." dedim. Rabia, "Tamam
geliyorum." dedi. Birkaç dakika sonra odanın kapısı
açıldı ve Rabia içeriye girdi. Beni görünce birkaç saniye
duraksadı ve kapıyı kapatıp üzerime koştu. Sarıldık
ve bir süre öyle kaldıktan sonra Rabia'nın dudaklarına
yapışıp öpmeye başladım, küçücük dudaklarını
hafif hafif ısırarak öpüyordum ve kendime doğru çekiyordum. Altındaki
kot pantolonun üstünden kalçalarını da okşamaya
başladım.
Rabia öpüşmeyi bıraktı ve önümde diz çöküp şortumu
çıkarttı, boxerımı da indirdi ve sikimi eline alıp
okşamaya başladı. Bana, "Dün gece tam azmış
durumdaydım zaten, dayanamıyorum!" dedi ve sikimi
ağzına aldı. Gerçekten oldukça azmıştı, hızlı
hızlı yalıyordu sikimi. Rabia sikimi yalarken o kadar
hızlanmıştı ki, "Yavaş ol kızım,
buradayım ben!" dedim. Rabia güldü ve "Yine gitme ihtimalinden
korkuyorum!" dedikten sonra tekrardan yalamaya devam etti.
Rabia sikimi bir süre daha yaladıktan sonra kalktı, üzerindeki tişörtü
çıkarttıktan sonra südyenini de çıkarttı. Pantolonunu ve
külotunu da çıkarttıktan sonra yatağa sırt üstü
uzandı. Ben tam göğüslerini yalayacakken, "Bırak şimdi
orayı, aşağısı yanıyor!" dedi ve eliyle
amını gösterdi. Tüysüz, kaymak gibi amı
sulanmıştı. Hemen dilimi değdirdim ve Rabia, "Off, süper!"
dedi. Ben Rabia'nın amını yalarken, Rabia, "Layla geldi bu
arada." dedi. Ben bir anda yalamayı bıraktım ve "Geldi
mi? Nerede kalıyor?" dedim.
Rabia, "Üst katta, oda numarasını unuttum, götürürüm ben seni."
dedi. Layla'yı duyunca daha da keyiflenmiştim ve hızlı
hızlı yalamaya başladım. Hem dudaklarım hem dilim
çalışıyordu, adeta amını kemiriyordum. Rabia çok
dayanamadı ve orgazm oldu. Ben böyle orgazm olduğunu görmedim,
suları işer gibi çıkıyordu neredeyse. Ayağa
kalktım ve sikimi Rabia'nın amına soktuğum gibi
tamamını kökledim içine.
Amı resmen fırın gibi yanıyordu. Sıcacık
amına girdiğim gibi "Ohhhh!" diye derin bir iç çekti Rabia.
Biraz içinde durduktan sonra ileri geri yapmaya başladım ve bugün hiç
ilgilenemediğim göğüslerini yalamaya başladım. Rabia'nın
bu kadar sık orgazm olduğunu görmemiştim, ama 10 dakika sonra 2.
orgazmını oldu ve yatakta bayılır gibi kaldı. Ben de 10
dakika daha amını siktikten sonra içinden çıktım ve
göbeğine boşaldım. Rabia gülerek kalktı ve
dudağımdan öperek, "Seni seviyorum!" dedi ve banyoya gitti...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|