|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (47) (Engin 29 Y., İzmir)
Eve
geldiğimde hafiften bir baş ağrısı başladı. Geçer
diye önemsemedim ve bir kadeh şarap doldurup salonda bir koltuğa
oturdum. Şarabımı bitirene kadar baş ağrım daha
da arttı. Kadehi sehpanın üzerine bıraktım ve koltuğa
uzandım. Bayılır gibi uyumuşum. Saat 17:00 gibi Martin'in
dürtmesiyle ancak uyanabilmiştim. Sinem de benim gibiydi yerinden
kalkamıyordu. Ateşim çıkmıştı ve baş
ağrım da kat kat artmıştı. Martin Müjgan'a, "Hiç
iyi gözükmüyorlar, doktora götürelim!" dedi. Martin benim koluma, Müjgan
da Sinem'in koluna girerek bizi kaldırdılar.
Martin'in arabasına bindik ve yola koyulduk. Gözümü zorla açabiliyordum.
Etrafı olduğundan daha da karanlık görmeye başladım. Korkmaya
başlamıştım bana neler oluyor diye, ağzımı
kıpırdatacak halim yoktu. Bir kliniğin önünde durduk, Martin'in
arkadaşının muaynanesi varmış burada. Hemen içeriye
girdik ve asansörle üst kata çıktıktan sonra bekleme yerine geçtik.
Martin haber vermek için yanımızdan ayrıldı, Müjgan ise
yanımızda bekliyordu.
Martin 5 dakika sonra geldi ve "Hadi, bizi bekliyorlar!" dedi. Yine
aynı şekilde doktorun odasına girdik. Önce Sinem, sonra ben
muayne olduk. Doktor, "Soğukta çok kalmış olabilirler, ya
da ani iklim değişiminden olmuş olabilir.
Arkadaşlarınız Türkiye'den gelmiş, oranın havası
ile buranın havası biribirini tutmadığından böyle
olmuş olabilirler. Bir soğuk algınlığı
olmuş, yazacağım ilaçları alsanız yeterli." dedi
ve bir de iğne vurdu.
İğne gerçekten etkiliydi, daha klinikten çıkmadan
toparlamıştım. Eve gelene kadar eskisi gibiydim, sadece üzerimde
biraz halsizlik vardı. Martin bizi eve götürdükten sonra ilaçları
almak için tekrar çıktı. Müjgan bizi boş bir odaya
yatırdıktan sonra, "Çorba yapayım size!" diyerek
mutfağa gitti. O arada bir 10 dakika kadar kestirmiştim. Müjgan,
"Hadi bakalım, çorbalarınız geldi!" dedi.
Toparlandık hafiften ve çorbaları içmeye başladık. Martin de
gelmişti bu arada. Çorbalardan sonra ilaçları içip, tekrar
yattık.
Sabah saat 08:00'de kalktım, deliksiz bir uyku çekmiştim. Gece
boyunca ağrım falan olmamıştı,
kalktığımda da bomba gibi hissediyordum kendimi. Sinem halen
yatıyordu, onu uyandırmak istemedim. Pencereden havaya
baktığımda, güneşli bir sabah olduğunu gördüm. Mayo
şortumu giyip, bahçedeki havuza girdim. Yüzmeye başladım, içimde
öyle bir enerji vardı ki, yüzdükçe yüzesim geliyordu, duramıyordum.
Yaklaşık yarım saat sonra Sinem'i bana doğru gelirken
gördüm. Beyaz bikini takımını giymişti, o da harika
gözüküyordu. Bana gülerek, "Günaydın, erkencisin!" deyip, elindeki
kahve fincanını ve telefonunu şezlondun yanındaki sehpaya
bıraktı. Ben de, "Evet, erken kalktım, biraz yüzmek
istedim!" deyip yüzmeye devam ettim. Sinem de suya atladı ve birlikte
yüzmeye başladık. Bu arada Sinem'in telefonu çalmaya
başladı, Sinem'e, "Telefonun çalıyor!" dedim. Sinem
yüzerek kenara kadar gitti ve havuzdan çıkıp telefonunu aldı.
Baktıktan sonra, "Of ya, kocam!" deyip, açtı telefonu.
Biraz, "Naber, Nasılsın?" muhabbetlerinden sonra Sinem,
"Evet, öğleden sonra döneceğiz..." dedi. Sonra da
"Tamam, görüşürüz!" diyerek telefonu kapattı. Sinem, "Ne zaman döneceğimizi soruyor!" dedikten sonra geri suya atlayacakken, "Dur, madem vaktimiz az. Bence odaya geçelim!" dedim.
Sinem gülerek, "İyi, gel o halde!" dedi ve kalçalarını
kıvırtarak içeriye doğru yürüdü. Hemen sudan çıktım ve
kurulandıktan sonra ben de içeriye geçtim. Sinem yatağa
yatmıştı, hemen yanına gittim ve dudaklarına
yapıştım. Öpüşmeye başladık.
Sinem'i
üzerime doğru çektim ve öpüşmeye öyle devam ettik. Ellerim ıslak
tenine dokunuyordu. Kalçalarına indirdim ellerimi ve okşamaya
başladım, taş gibi kalçaları ıslandıktan sonra
daha bir güzel olmuştu. Sinem'i üzerimden kaldırdıktan sonra
mayo şortumu indirip kenara fırlattım. Kalkmış sikimi
tuttu Sinem ve biraz okşamaya başladı. Bu arada göbeğime
öpücükler konduruyordu. Biraz daha okşadıktan sonra sikimi ağzına
almaya başladı. O da benim gibi enerjikti ve enerjisini kaybedecek
birşeyler arıyordu. O yüzden sikimi son derece hızla
yalıyordu.
Yarrağım iyice kalkmaya başlamıştı, artık
kalp gibi atıyordu ağzında. Sinem'e bir süre daha
yalattırdıktan sonra bıraktım. Bikinisinin üstünü çözdükten
sonra yatağa sırt üstü yatırdım ve bikinisinin altını
da çıkarttım. Amına yumuldum ve ellerim göğüslerindeyken
amını yalamaya başladım. Sinem'in amı iyice sulanmaya
başlamıştı, elimi tutarak kendisine doğru çekti ve
orta parmağımı emmeye başladı. Mükemmel bir zevk
alıyor olmalıydı Sinem, tabii ki dün gece seksimiz tam gün
sürmediğinden o da biraz istiyordu.
Sinem'in inlemeleri hafif hafif bağırmalara dönüştü ve çok
geçmeden orgazm oldu. Orgazm oluşu öyle böyle değildi, çarşaf
zevk sıvılarından ıslanmıştı. Ben ayağa
kalktım ve Sinem'in iki bacağını da omzuma koyduktan sonra
sikimi amına yerleştirdim ve bastırdım. Yarısına
kadar içine soktuktan sonra köklemedim ve biraz ileri geri yaptım. Sinem
ise inliyor ve "Hadi, hepsini köklesene erkeğim!" diyordu, ama
ben yarısına kadar sokup çıkartıyordum.
Ben yarısına kadar sokup çıkartırken kapı
açıldı ve Müjgan içeriye girdi. Bize bir süre baktıktan sonra,
"Kahvaltı hazır diye gelmiştim... Rahatsız ettiysem
kusura bakmayın!" dedi. Sinem'in amından çıktım ve
Müjgan'ın üzerine gidip elinden tutarak, "Gel içeriye!" dedim.
Müjgan'ı Sinem'in açık bacaklarının arasına
yatırdım. Üst üstelerdi, hemen öpüşmeye başladılar.
Müjgan'ın geceliğini beline kadar topladığımda
kalçaları meydandaydı. Hafiften
sıkıştığından iyice güzel bir görüntü
almıştı.
Külotunu da indirdim ve kalçalarını ayırıp, sikimi
Müjgan'ın amına soktum. Müjgan, "Ihhh!" diye bir ses
çıkarttı, ama halen Sinem'le öpüşmeye devam ediyordu.
Müjgan'ın amında git gel yapmaya devam ettim, o da aynı
hızla Sinem'le öpüşmeye devam ediyordu. İki tane taş gibi
kızı üst üste koymuştum, ama Sinem aşağıda benim
baskımdan dolayı rahat değildi. Müjgan'ın incecik vücudu
Sinem'in vücuduyla beraber harika gözüküyordu önümde.
Boşalmaya yaklaşmıştım hafiften, Müjgan da kendini
sıkıp sıkıp bırakıyordu ve amı da iyice
daralıyordu. Boşalmamak için zor tutuyordum kendimi, ama bu arada
Müjgan orgazm olunca ben de dayanamadım ve amından çıkarak kalçalarına
boşaldım. Müjgan ve Sinem inleye inleye halen birbirlerini öpmeye
devam ediyorlardı. Müjgan'ın kalçasına bir tokat attım ve
"Hadi yeter bu kadar!" dedim. Ben üzerinden kalktıktan sonra
Müjgan da kalktı. Önce kızları banyoya gönderdim, onlar
yıkanıp çıktıktan sonra, ben tek olarak girdim...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|