Kaymak Gibi Seks Hikayeleri!

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (44)

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (44) (Engin 29 Y., İzmir)

Sinem ve Layla yatakta ölü gibi yatıyorlardı. Bu arada Julio çıktı banyodan ve ben girdim duşumu aldım çıktım. Saat 19:00'a yaklaşmıştı, neredeyse 2 saat sikişmiştik. Julio biraz pişman gibiydi, ona, "Hadi bara inelim!" dedim. Giyindikten sonra Julio ile beraber çıktık. Otelin barına geçtik ve birer bira aldıktan sonra muhabbet etmeye başladık. Julio'ya, "Ne oldu?" diye sorduğumda, "Eşimi hiç aldatmamıştım, bu ilk oldu!" dedi. Ben de, "Eee herşeyin bir ilki vardır! Aldattıysan aldattın, ne olmuş ki?" dedim.

Julio, "Önceden eşime söz vermiştim, başka bir kadınla beraber olmayacağım diye, ama sözümü tutamadım!" dedi ve hafiften ağlamaklı oldu. Sesi çatallaşmaya başladığında omzuna dokundum ve "Sadece birkez oldu bu, eşini her gün aldatmıyorsun ki!" dediğimde biraz toparlanır gibi oldu. Bu konuşmalardan sonra Avrupa insanı hep sekse düşkündür, namusu falan önemsemez duygusunu kafamdan sildim. Bir saat kadar daha dertleştikten sonra saat 20:00'de çıktık yukarıya. Kızlar da duşlarını almış ve giyinmiş oturuyorlardı. Layla gerçi oturamıyor, yatıyordu.

Saat 23:00'e kadar otel odasında takılıp muhabbet ettikten sonra çantalarımızı toparladık. Çok fazla eşya kalmamıştı dışarıda zaten. Sonra lobiye inerek çıkışımızı yaptırdık. Depo'ya kadar beraber gidecektik, Layla rahat oturamadığından Layla'nın arabasını ben, bizim geldiğimiz arabayı Sinem kullanacaktı. Arabalara atladık ve depoya gittik. Tır hazırlanmıştı ve çıkıştaydı. Son onaylar verildikten sonra en önden ben, arkadan Sinem ve en arkadan da ürünleri taşıyan Tır, New York'a doğru hareket ettik.

Sabaha karşı 05:00 gibi New York'a girmiştik. 20 dakika sonra da New York'taki depoya Tır'ı götürdük. Şöföre teşekkür ettikten sonra oradaki arkadaşlara bilgiyi verdik. 3,5 saat sonra gemiyle Türkiye'ye gidecekti buradaki ürün. İşleri hallettikten sonra arabaların önünde buluştuk. Layla'ya, "Nasıl, kullanabilecek misin arabayı?" dediğimde, "Evet, biraz daha düzeldi. Kullanabilirim." dedi. Biz Sinem'le şirketin verdiği arabaya bindik, Layla ise kendi arabasıyla evine döndü.

Arabayı evin önüne park ettik ve indik. Sinem, "Ölüyorum yorgunluktan." dedi. "Ben de aynı haldeyim şuan." dedim. Anahtarla kapıyı açtım ve sessizce eve girdik. Ben odama girmeden önce son bir sefer Sinem'i uzunca öptüm ve öyle gönderdim odasına. Odama girdim ve soyunup duşa girdim. Uzun bir duştan sonra çıktığımda saat 06:15'e gelmişti. Rabia'nın yanına yattım, uyudum. Saat 09:00 gibi alnımda bir el ile uyandım. Rabia'ydı bu, ona gülümseyerek, "Günaydın." dedim. Rabia, "Sen uykuna devam et." dedi, ama bir kere uyandıktan sonra uyumam çok zor oluyordu. 3 saatlik uykuyla dolaşacaktım tüm gün.

Gökhan beyi aradım ve "Gökhan bey ürünlerin hepsi sabah gemiye yüklendi ve şuan Türkiye'ye doğru geliyor." dedim. Gökhan bey, "Tamam Engincim." dedi ve kapattı. Artık 1 ay kadar iş olmayacaktı, çünkü numune olarak gönderdiğimiz ürünler tüm Türkiye'ye dağıtılacak ve satışları test edilecekti. Ondan sonra kalan ürünler gönderilecekti. Amerika'daki 3. haftamızdı, önümüzdeki hafta Müjgan'la Martin'in nikahı vardı.

O gün evde pinekleyerek geçti ve saat 20:00'a doğru akşam yemeğini yemeden odama geçip yattım. Sabah 09:00'a kadar deliksiz bir uyku çekmiştim ve çok iyi gelmişti bana. O haftasonu hep evdeydik, kimseyle sikişememiştim ve tekrardan dolmaya başladım. Sinem ile, İbrahim yüzünden sevişemiyordum, Rabia ise yakalanma korkusuyla sevişmek istemiyordu, çünkü İbrahim evlenmeden önce sadece beraber yatmamıza izin vermişti, gerçekten sevişirken yakalarsa kötü olurdu.

Pazartesi günü sabah 08:30 gibi uyandım, daha evde kimse uyanmamıştı. Martin'i aradım, ahlini hatırını sordum. Martin, "İyiyim, ben de izine ayrıldım nikah töreni için." dedi. Martin'e, "Martin, şu havuz partisini siz evlenmeden tekrarlasak olur mu?" dediğimde, "Evlendikten sonra da yapabiliriz!" dedi. Ben de, "Evlendikten sonra Müjgan'la yine sevişmeme izin verecek misin?" dediğimde, güldü...

Sonra, "Tabii ki, seks konusunda ben eşimi kısıtlamam!" dedi. Gülümsedim ve "Tamam o zaman, kolay gelsin sana!" dedim ve telefonu kapattım. Nikah'a kadar yine kimseyle aramda bir şey olmadı. Bu arada sürekli E-Maillerimi takip ediyordum. Ürünler Gökhan beyin eline ulaşmış, ama önümüzdeki hafta başında piyasaya süreceklermiş ürünü. En sonunda Cumartesi günü gelip çatmıştı, nikah o gün yapılacaktı. Müjgan'ın istediği şekilde düzenlenmişti herşey.

Nikah salonuna gitmek için hazırlanıyorduk. Rabia tek parça siyah bir elbise giyinmişti. Sinem ise kocası burada olmasına rağmen çok cüretkar bir elbise giyinmişti. Beyazlı, mavili hafif dekolteli bir elbise, altına ise açık yeşil bir etek giymişti. Çıkmadan önce İbrahim, "Ya bu çok açık değil mi?" dedi. Ama Sinem, "Burası medeni bir ülke, laf atmazlar, rahat ol!" dediğinde, ben içten içe güldüm. Hep beraber çıktık, arabaya atlayarak nikahın yapılacağı yere geldik.

Martin bizi karşıladı. Biraz muhabbetten sonra yerimize geçtik. Nikahta hep Martin'in arkadaşları ve akrabaları vardı. Nikah töreni yapıldı ve artık Müjgan ile Martin resmi olarak evlenmişti. Nikahtan sonra özel olarak hazırlattıkları arabaya binerek evlerine gittiler ve konuklar dağıldı. Hazır evden çıkmışken bir yerlere oturalım dedik ve bir kafeye oturarak birşeyler içmeye başladık. Güzel bir sohbet vardı aramızda, Müjgan'ın şimdi işten ne zaman ayrılacağını konuştuk. İçeceklerimiz bitince hesabı ödedim ve kalktık.

Eve gelince herkes hemen üzerini değişti ve salonda toplanıp oturduk. Haftasonu Müjgan ve Martin'den hiç ses çıkmadı. Ama Pazartesi sabahı Martin beni aradı. Biraz hal hatır sorduktan sonra ona, "Ne yaptınız, iki gündür sesiniz çıkmıyor?" dedim ve güldüm. Martin de gülerek, "Eee fırsat kalmadı ki haber verelim!" dedi, sonra da, "Yarın sabahtan bize gelin, parti işini halledelim!" dedi. "Tamam!" dedim ve kapattık. Sinem kalkınca durumu ona anlattım, Planı kurmuştuk bile.

Herkes kalkınca Sinem ile Rabia kahvaltıyı hazırlamaya başladılar. Bizi çağırdıklarında gittik ve kahvaltıya oturduk. Yemeğimizi yerken, söylediğim gibi Sinem beni çaldıracaktı. Birkaç dakika sonra telefonum çaldı, Sinem arıyordu. Ben de, "Aa Gökhan bey arıyor!" dedim ve açtım telefonu. Birkaç saniye dinledikten sonra, "Aaa öyle mi, tamam gideriz! Evet Sinem hanım da yanımda. Tamam söylerim, iyi günler Gökhan bey!" dedim ve kapattım telefonu.

Sinem, "Ne oldu?" dedi. Ben de, "Ne olacak, bir sorun çıkmış, yarın sabahtan yine Dallas'a gitmemiz gerekiyor!" dedim. Sinem, "Of ya, tam dinlenelim, ailemizle vakit geçirelim derken yaptıklarına bak!" dedi. Süper rol kesiyorduk ikimiz de. Rabia ile İbrahim hemen inanmıştı. Planımız süper işliyordu. Sabah saat 09:00 gibi hazırlandık. İkimizde de ufak birer çanta vardı. Ben birkaç parça elbise, mayo şort ve boxer koydum. Rabia ile İbrahim bizi uğurladılar. Martin'lerin evine doğru sürdüm arabayı, Sinem bu arada elindeki çantayı açtı.

İçinden çeşit çeşit külotlar, jartiyer takımları, südyenler, tangalar ve iki çift bikini takımı çıkıyordu. Boşuna hazırlamamıştı çantayı. Martin'lerin evinin önüne geldiğimizde, Martin kapıyı açtı, "Hoş geldiniz!" dedi. Martin'in altında mayo şort vardı, üstüne bir şey giymemişti. Müjgan da kahverengi dar bir bikini takımıyla masayı hazırlıyordu. Martin bize, "Ee hadi siz de bize uyun!" dedi. İçeriye geçtik ve bir odaya girip soyunduktan sonra, ben mayo şortumu, Sinem ise mor bikinisini giydi.

Kahvaltımızı yapmaya başladık, güzel bir sohbetle yarım saatlik bir kahvaltı keyfinden sonra Müjgan ile Sinem masayı toparlamaya başladı. Masa toparlanınca Martin yerinden kalktı ve Sinem'in belinden tutarak kendine çekip öpmeye başladı. Ben de aynı şekilde Müjgan'ı kendime çektim ve dudaklarına yapıştım. İkimiz de bahçenin ortasında öpüşüyorduk. Martin hemen Sinem'i masaya doğru domalttı ve bikinisinin altını indirdi Sinem'in.

Martin bana, "Daha çok vaktimiz var, şimdiden halledelim işimizi de yüzelim!" dedi. Ben de, "Tamam!" diyerek Müjgan'ı masaya domaltıp bikinisinin altını indirdim. Müjgan'ın kalçalarını ikiye ayırdım ve mayomu indirip sikimi amına soktum. Müjgan, "Ohhh!" çektikten sonra git gel yapmaya başladım. Sinem ise bağırıyordu sadece, Martin'in siki baya büyük gelmişti. Martin baya hızlı sikiyordu Sinem'i, ben de onunla kapışırcasına iyice hızlanıyordum.

Müjgan'ın amı, 2 gündür sürekli Martin'in yarrağını yiye yiye eskisine göre baya genişlemişti, ama yine de zevk veriyordu. Hatunları 15 dakikaya yakın siktik. Martin'le anlaşmıştık, aynı anda boşalacaktık. İkimiz birden çıktık kızların içinden ve yan yana diz üstü çömelttikten sonra 31 çekerek suratlarına boşaldık. Kızlar suratlarındaki dölleri birbirlerini öperek temizledikten sonra, son kalanları temizlemek için lavaboya gittiler. Biz de mayo şortlarımızı tekrardan çekip, sandalyelere oturup dinlenmeye başladık...

[Engin]

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri

Hikayeni Yolla 66Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: