|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (38) (Engin 29 Y., İzmir)
Layla yerinden doğruldu ve banyoya girdi. Geri geldiğinde sadece
kalçaları ıslanmıştı. Dölleri temizlemişti. Kızlar
pek tatmin olmamış gibiydi. Zaten yarrağım halen kazık
gibi duruyordu. Sinem'i kaldırdım ve kucağıma aldım.
Yüzü bana dönüktü, amına aldı yarrağımı ve
zıplamaya başladı. Ben daha sert zıplaması için
kalçalarından baskı yapıyordum bana doğru. Layla ise
kenarda oturmuş bir sigara yakmış bizi izliyordu. Biraz
doğruldum ve Sinem'in göğüslerini yalamaya başladım. Sinem
biraz yorulmaya başlamıştı, üzerimden kaldırıp
yatağa sırt üstü bıraktım.
Bacağını omzuma aldıktan sonra tekrardan yüklenmeye
başladım. Sinem gözlerini kapatmış kendini bana
bırakmıştı. Layla'nın bu arada sigarası bitti ve
yanıma gelerek dudaklarıma yapıştı. Sinem'i sikerken
Layla'yla öpüşüyordum. Layla öpüşmeyi bıraktı ve Sinem'in
üzerine çıkıp önümde domaldı. Sinem'in dudaklarını
öpmeye başladı. Halen ıslak olan kalçalarına baktıkça
iyice azmaya başladım ve Sinem'in içinden çıktım, Layla'nın
götüne dayadım yarrağımı ve bastırmaya
başladım. Layla ise sesini çıkartmıyordu, çok zorlanmadan
tamamını içine kökledim Layla'nın. Sinem ile öpüşürken
inlemelerine devam ediyordu. Layla'nın götünü 25 dakika kadar siktikten sonra
bu sefer içine boşaldım.
Layla ve Sinem banyoya girdiler, ben ise bir boxer geçirdim altıma ve
çıktım odadan. Saat 01:00 olmuştu, Müjgan geldi mi diye merak
etmiştim. Odasının kapısını tıklattım
ve "Gel!" sesini duyunca içeriye girdim. Müjgan yatakta
yatmış laptopuyla oynuyordu. Beni görünce gülümseyerek, "Naber?"
dedi. Ben de, "İyidir, senden?" dedim. Müjgan, "İyi, işte
takılıyoruz Martinle..." dedi. Ben de, "Küs müsün bana? Bu
aralar hiç uğramıyorsun yanımıza. Evden sabah
çıkıp akşam saatlerinde geliyorsun..." dediğimde,
Müjgan biraz sustu, sonra, "Yarın Martin ile kahvaltı
yapacağız burada, ozaman bir şey açıklayacağız."
dedi. "İyi tamam!" diyerek çıktım odasından ve
kendi odama geldim. Layla ile Sinem halen banyodaydı, ben kenardaki tekli
koltuğa oturdum ve bir sigara içtikten sonra yatağıma girip
uyudum.
Sabah saat
10:00 gibi Sinem uyandırdı beni ve "Hadi kalk, Martin geldi."
dedi. Geleceğini biliyordum, ama bilmiyor ayağına yatarak, "Aaa,
gerçekten mi? Tamam geliyorum!" dedim. Sinem odamdan çıktı ve ben
de bir eşofman ile tişört giyip mutfağa geçtim. Martin beni
görünce, "Naber adamım?" dedi ve sarıldı, o da
sevinçliydi. Kahvaltı bugün daha bir özenle
hazırlanmıştı. Aslında nedenini merak etmiştim,
ama bir şey sormadım. Ne de olsa çıkar kokusu birazdan dedim ve
masaya oturdum.
Kızlar da son hazırlıkları bitirdiler. Martin ve Müjgan yan
yana, diğer kenarda da Sinem ve Layla yan yanaydı. Kahvaltımızı
yaparken Müjgan, "Size önemli bir şey açıklayacağız, dün
gece Engine söylemiştim açıklayacağımızı..."
dedi. Martin ile Layla'nın da anlaması için konuşmalar
İngilizce geçiyordu tabii. Müjgan biraz sustu ve "Biz Martin'le
evlenmeye karar verdik!" dedi. Ben şaşkınlıktan elimdeki
çatalı düşürdüm. Martin gülerek, "Evet, yanlış
duymadınız. Evleneceğiz!" dedi. Ben Türkçe olarak, "Kızım
senin nişanlın yok mu?" dedim. Layla ve Martin boş boş
bize bakıyordu.
Müjgan, "Dün gece laptoptan ona bir mesaj attım. Senin geldiğin
anda yolluyordum. Ayrıldık!" dedi. Ben de "İyi, senin
kararın, tebrik ederim!" dedim. Layla, "Ne konuşuyorsunuz
siz?" dediğinde, "Hiiç, sadece birkaç özel şey sordum!"
dedim. Sonra tekrardan İngilizce konuşmaya devam ettik. Ben Müjgan'a,
"Türkiye'de çalışıyorsun, ne olacak o durum?"
dediğimde, Müjgan, "Martin kendi şirketindeki bölümden işi
ayarladı bile. Evlendikten sonra şirkete istifa dilekçemi
yollayıp burada başlayacağım!" dedi. Sevinmiştim
Müjgan için, daha iyi bir iş imkanı olacaktı ve aslında
Martin'i gerçekten seviyor gibiydi, yüzündeki ifadeden o okunuyordu.
Evlilik tarihi için gün bile almışlar. Kasımın son
haftasında nikahları olacaktı. Kahvaltı bittikten sonra
laptopumu alarak salona geçtim. Gökhan bey son ayrıntıları
istemişti ve ben de haftasonu göndereceğimi söylemiştim. Yarım
saat kadar sonra tüm notları hazırlayıp mail attım. Artık
seks değil, biraz iş düşünmem gerekiyordu, Salı günü toplantımız
vardı. Salıya kadar son raporları ve sunabileceğimiz
miktarı ayarladım. En sonunda büyük gün gelmişti.
Salı günü saat 14:00'da kapının önüne özel bir araba geldi. Sinem
ve Müjgan en şık şekilde giyinmişti, ben de yeni
aldığım ve hiç giymediğim takım elbisemi ilk defa
giymiştim. Şirketin önüne geldiğimizde indik, kapıda Martin
ve Layla vardı. Onca olan şeye rağmen kapı önünde ve
şirketin içinde gayet resmiydik, ki Müjgan ile Martin'in evleneceği
biliniyordu, ama buna rağmen onlar bile çok seviyeliydi. Asansöre bindik
ve toplantı salonuna çıktık. Şirketin patronu içerideydi,
bizi görünce ayağa kalktı. Selamlaştıktan sonra oturduk ve
toplantıya başladık.
Yaklaşık 3 saat kadar süren bir toplantı sonunda şirketle
anlaşabilmiştik. 300.000 Dolar kadar bir paraya anlaşmıştık.
Tabii ki bu paranın bir anda bizim gibi çok büyük olmayan bir
şirketten çıkması zordu. O yüzden Cuma günü bir sponsor
şirketle anlaşacaktık ve onlar bizim yerimize parayı ödeyeceklerdi.
Yani biz 300.000 Doları sponsor şirkete ödeyecektik. Toplantıdan
çıkmamız 17:30'u bulmuştu. Layla, "Hadi yemeğe gidip bunu kutlayalım!"
dedi. Ama patronu da son anda başımıza çöreklenince, mecburen
yemek bir hayli resmi geçti.
Yemekten sonra özel arabayı gönderdiler ve Martin'in arabasıyla
Martin'in evine geçtik. Martin birer içki koydu bize ve salonda muhabbet etmeye
başladık. Gökhan bey yarım saat sonra aradı ve "Ne
oldu? Halletin mi?" dedi. Ben de, "Tabii hallettim Gökhan bey, 300.000
Dolar kadar bir paraya anlaştık!" dediğimde Gökhan bey baya
sevinmişti. Sonra, "Aferin, sponsor şirketle ne zaman
görüşüyorsunuz?" dedi. "Bu Cuma." dedim. Gökhan bey, "Tamam,
görüşürüz!" dedi ve kapattı telefonu.
Martin içkilerimiz bitince, "Hadi havuza girelim!" dedi. Ben de, "Kasım
ayındayız dostum, donarak ölmeyi düşünmüyorum!" dedim. Martin,
"Su sıcak!" dedi. Layla, "Ama yanımızda
bikinilerimiz yok!" dedi. Martin de, "Öyleyse iç
çamaşırlarımızla gireriz!" dedi. Layla
dışında herkes kabul etti tabii ki. Bizimkiler kalktılar. Bahçeye
çıkarken Layla'ya, "Neden suratını astın?" dedim.
Layla da, "Martin beni gayet sevgilime bağlı biri sanıyor, yani
onun yanında hiç böyle bir durumda olmadım daha önce!" dedi. Ben
de gülerek, "Benim yanımda nasıl soyunuyorsan, burada da öyle
soyun!" dedim.
Layla'yla beraber çıktığımızda herkes soyunmuştu. Martin
altında bir boxer, kızlar ise iç
çamaşırlarıylaydı. Martin, "Ben çıplak girsem
sorun olur mu?" dediğinde, ben, "Yok dostum, keyfine bak!"
dedim ve Martin altındaki boxerı da çıkarttı. Yarrağının
inik hali bile uzundu ve oldukça kalındı. Müjgan, "Ben de
soyunabilir miyim?" dediğinde, Martin gülerek başıyla
onayladı. Müjgan da soyununca, Sinem gaza gelerek, "Ben de
uyayım size!" diyerek pembe iç çamaşırı
takımını çıkarttıktan sonra havuza atladı.
Evin bahçesinin duvarları yaklaşık 3 metre yüksekliğinde olduğundan
rahattık. Ben de tamamen soyundum ve boxerımı da
çıkarttıktan sonra havuza girdim. Sadece Layla
kalmıştı, o da tedirgin bir şekilde soyunduktan sonra iç
çamaşırlarıyla daldı havuza. Martin ve Müjgan bir tarafta, ben
Layla ve Sinem bir tarafta yüzüyorduk. 15 dakika sonra Martin ve Müjgan
çıktılar sudan. Martin şezlonga yattı ve Müjgan da hemen
önünde eğilerek yarrağını yalamaya başladı. Sinem,
"Hadi biz de yapalım!" dedi ve gülerek sudan çıktı,
arkasından da ben çıktım.
Sinem'i hemen şezlonga yatırdım, ıslak vücudunu
okşayarak bacaklarını araladım ve amına girdim. Sinem
o anda hafif bir çığlık attı. Martin bizi izlerken, "Güzel,
güzel!" diyerek güldü. Martin'in yarrağı bu arada iyice
kalkmıştı, kalkık hali gerçekten devasaydı. Ben
Sinem'i sikerken bir yandan da Martin'e bakıyordum. Onun yanında biraz
utanmıştım. Sinem de Martin'in sikinden gözünü alamıyordu. Müjgan,
Sinem'e nispet yapar gibi hemen oturdu kucağına ve bağıra
bağıra Martin'in sikini sonuna kadar amına aldı.
Ben de o hırsla iyice hızlanmaya başladım Sinem'in
amında. Sinem kesik kesik inliyordu. Göğüsleri yukarı, aşağıya
hızlı hızlı sallanıyordu. Sinem fizik olarak Müjgan'dan
daha iyiydi, Martin de emindim ki Sinem'i sikmek istiyordu. Sinem beni
boynumdan tutarak kendine doğru çekerek, "Martin'le sikişsem
kızmazsın değil mi?" dedi. Ben de, "Yok kızmam!"
dedim, ama içten içe de biraz kıskanmıştım. Sinem önümden
kalktı ve Martin'in kafasından tutarak dudaklarına
yapıştı. Öpüşmeye başladılar. Müjgan bu arada
sinirden çatlayacak kıvamdaydı.
Martin bir süre sonra, "Aşkım izin verirsen Sinem'le sikişmek
istiyorum." dedi. Müjgan kalktı üzerinden ve direkt yanıma
gelerek önümde domaldı. Martin'i kıskandırmak istiyor gibiydi. Müjgan'ın
göt deliğine bastırdım yarrağımı ve içine girdim.
Müjgan bağırmaya başladı, ama Martin hiç oralı
değildi. Sinem, Martin'in kucağına oturduğunda
kulakları sağır edecek bir çığlık attı. Müjgan
ise onun sesini yenmek için daha fazla bağırıyordu. Ben hiç bir
şey yapmadan zevkime bakıyordum. Boşalacağım
sırada götünden çıkarak amına kökledim Müjgan'ın ve
amına boşaldım.
Martin de bu arada iyice hırlamaya başladı ve en sonunda
bağıra bağıra Sinem'in amına boşaldı. Birkaç
saniye durduktan sonra çıktı ve çıkmasıyla beraber Sinem'in
amındaki döller bacağına doğru akmaya başladı. Müjgan
ve Sinem birlikte içeriye geçip duşa gittiler...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|