|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (26) (Engin 29 Y., İzmir)
Bir hafta kadar geçmişti, sürekli toplantılar yapıyorduk. Sinem'le
veya bir başkasıyla beraber olamamıştım
yoğunluktan. Sinem attığım fotoğraftan sonra beni
kıskandırmaya çalışıyordu. Salı günü öğleden
sonra bir toplantıya girmiştik. Ben, Sinem, Özgür, Müjgan ve birkaç
başka yetkili vardı. Sinem üzerindeki gömleğin bir
düğmesini daha açtı ve Özgür'e doğru eğilerek, raporlar
hakkında bir şey sormaya başladı. Amacı beni tahrik
etmek ve kıskandırmaktı ki, bunu da başarıyordu. Özgür
de Sinem'e kaçamak bakışlar atıyordu. Bakmakta
haklıydı, çünkü eğilince südyeninin üst kısmına kadar
gözüküyordu.
Bundan birkaç gün sonra mesaiye kalmamız gerekti. Mali bütçe
toplantıları yapıyorduk, ama bir türlü işin içinden
çıkamamıştık. Şirkete sunacağımız
teklifi bizi zorlamayacak kadar ne kadar arttırırız diye
düşünüyorduk. Saat 18:00'i geçmişti. Sadece Müjgan, Sinem ve ben
vardık. Benim odamda çalışıyorduk. Müjgan arkamdaki
dolaptan birşeyler alıyordu. Ben de dalgınlıkla döndüm, dolaptan
bir şey alacaktım, ama domalmış Müjganı geç fark ettim
ve sikimi götüne dayamış oldum bir kere. Battı balık, yan
gider düşüncesiyle devam etmeye karar verdim.
Müjgan'a, "Şuradaki dosyayı alacaktım..." dedim. İyice
bastırıyordum önümü kalçalarına. 1 haftadır
boşalamıyordum bile, bu fırsatı kaçıramazdım. Müjgan
ise, "Ben vereyim dosyayı..." dedi, ama derken sesi titredi. Ben
dosyayı gösterirken ufaktan kalçasına dokundum. Müjgan dediğim
yerden dosyayı aldı, ama yavaş hareketler ediyordu. Sinem ise
kenardan bizi izleyerek gülümsüyordu. Müjgan birkaç saniye sonra verdi
dosyayı. Arkasından çekildiğimde dimdik sikim belli oluyordu.
Sinem'e göz ucuyla işaret yaptım ve "Ben geliyorum hemen!"
diyerek bölümümüzün özel tuvaletine gittim. Sinem 5 dakika sonra yanıma
geldi. Hemen kapıyı arkadan kilitledim ve "Çok azdım!"
diyerek dudaklarına yapıştım. Dudaklarını benden
kurtarıp, "Burada sikişemeyiz, Müjgan anlar!"
dediğinde, "Ne yapacağız?" dedim. Sinem hemen beni
lavabo tezgahına dayadı ve pantolonumla, boxerımı indirdi. Yarrağımı
eline aldıktan sonra biraz okşadı ve yalamaya başladı.
Zaten patlayacak gibiydi yarrağım, Sinem'in güzel yalamasına çok
fazla dayanamadım ve kafasından tuta tuta sikime
bastırdıktan sonra ağzına patladım. Üstümü
başımı toparladıktan sonra çıktım ve odama
girdim. Müjgan'a, "Sinem nerede?" diye sordum. "Bilmiyorum, bir
dosya almaya gitti!" dediğinde, "Tamam!" dedim. Rahatlamış
şekilde işime geri döndüm. Ekim başına kadar sürekli
mesailere kaldık, tabii ki rahat rahat sikişeceğimiz bir ortam
olmuyordu hiç. En sonunda Ekim ayının ilk haftasında Salı
gününe gelmiştik.
Sabah saat 9:00'da uçuşumuz vardı. Sinem özel olarak beni getirdi
havalimanına, Müjganla beraber uçağa bindik. Müjganla güzel bir
sohbet ederek Finlandiya'ya aktarmalı olarak geldik. Hava buz gibiydi, çok
üşümüştük iner inmez. Biz bir taksi çevirdik ve bize verilen adresi
taksiciye vererek bizi oraya götürmesini istedik. Yaklaşık yarım
saat kadar gittikten sonra, büro tarzı küçük bir şirketin önünde
durduk. İndik aşağıya ve şirketten içeriye girerek
görüşmeye geldiğimizi söyledik. Birkaç dakika sonra şirketin
Satış Müdürü inerek bizi karşıladı. İngilizce
bildiğinden sorun olmuyordu, şirket Finlandiya'da olsa bile
şirketi kuran aile İngiliz olduğundan, şirketin üst düzey
yöneticilerinin neredeyse hepsi İngiltere'den geliyordu. Sadece
çalışan işçiler Finlandiya'dandı.
Bizi hemen bir toplantı odasına çıkarttılar ve 5 dakika
sonra 2 kişi daha geldi. Biri şirketin Genel Müdürü, biri ise
patronuydu. Bizimle selamlaştılar ve kısa bir toplantı
yapıp alacağımız ürün hakkında bilgi sahibi olduk. Daha
1 ay kadar burada olduğumuzdan o kadar kasmıyorlardı. Saat 17:00'ye
geliyordu, şirketin Satış Planlama müdürünün arabasına
bindik. Uzun süre burada olacağımızdan, otel yerine bize
şirkete yakın bir ev ayarlamışlardı. Ev gerçekten
harikaydı, çift katlı bir evdi. Evde güzel bir akşam yemeği
yedikten sonra yol yorgunluğuyla erkenden yattık.
Sabah saat 8:00'de
kalktım. Çok güzel bir havası vardı Finlandiya'nın. Sürekli
hava soğuk ve kapalıydı, ama rahatsız edici bir havada
yoktu. Üzerime bir eşofman ve kalın birkaç tişört giyip, kafama
da bereyi taktım ve sokakta dolaşmaya çıktım. 1 saat kadar
etrafta dolaştıktan sonra geldiğim yoldan geriye doğru
dönmeye başladım. Evin önüne gelirken dün bizi buraya bırakan
Satın Alma Müdürü Frank'i gördüm. Beni görünce kafasıyla selam verdi
ve diğer şirketten gelen Satın Alma Müdürü olduğunu
söyledi. Bayanla tanıştım, Türkiye'de İzmir'de bizim rakip
firmamızın Satın Alma Müdürüydü. İsminin Ece olduğunu
öğrendim, 29 yaşındaymış. Fiziksel olarak, 1.70
boylarında, esmer, siyah saçlı, büyük yuvarlak göğüsleri olan,
gayet alımlı bir kadındı.
Geldikten sonra aradan geçen 1 haftada Müjgan ve Ece sürekli
yarışıyorlardı birbirleriyle. Arkadaş gibi
görünüyorlardı dışarıdan, ama içten içe sürekli bir
kıskanma vardı. İkisi de soğuk havaya rağmen
giydikleri paltonun altına göğüs dekolteli elbiseler giyiyor, dizin 1
karış üstünde biten etekler veya giydikleri gömleklerin göğüs
kısımlarına kadar açık bırakıyorlardı. Dişiliklerini
kullanıyorlardı ikisi de işi alabilmek için. Müjgan ile saat
18:00'de toplantıdan çıktıktan sonra eve geldik. Yemek yerken
ona, "Müjgan, dikkat ediyor musun? Ece iyice açılmaya
başladı. Şirketin patronunun içine düşecek neredeyse!"
dediğimde, "Evet ya, orospu!" dedi.
Ben gülümsedim ve "Bence artık öne geçmek için bir atak
yapmalıyız, bu işi aslında çok rahat alırız!"
dediğimde "Nasıl?" dedi. Ben de, "Bak adam karı
düşkünü, Ece'ye ne kadar yakın davranıyor. Sen bu adamla bir
kere beraber olsan, gönlünü hoş etsen, varya bu adam bu işi bize
verir!" dediğimde, "Engin saçmalama!" diye
çıkıştı. Ben de, "Neden saçmalıyor muşum?"
dediğimde, "Benim nişanlım var!" dedi. Ben güldüm ve "Nişanlında
zaten bunu istemiyor mu?" dedim. Biraz düşündü ve "Nasıl
olacak o ?" dedi. Ben de, "2 gün sonra bizim bir
toplantımız daha yok mu? Özel olan, işte orada adama pas
vereceksin!" dediğimde, "İyi be tamam! Ama kimseye söyleme!"
dedi. "Söyler miyim ya!" dedim. Ben de Ece'ye yazılacaktım
tabii ki.
2 gün sonraki
toplantıda Müjgan dediklerimi uyguluyordu. Saat 19:00 gibi şirketin
toplantı salonunda başlamıştık toplantıya. Sadece
şirketin patronu vardı karşımızda. Müjgan
toplantı başladıktan 5 dakika sonra, "Off çok sıcak
oldu..." diyerek üzerindeki gömleğin bir düğmesini açtı. Neredeyse
südyeninin ön tarafı görünüyordu. Ben patrona, "Şirketin mali
raporlarını şimdi göstereceğim..." dedim ve Müjgan'a, "Şuradaki
dosyaları verir misin?" dedim. Müjgan yerinden kalktı ve
adamın tam önünde domalıp çantayı aramaya başladı.
Hadden (Şirketin patronu) sikini okşuyordu masanın altından,
kol hareketlerinden belli oluyordu. Müjgan belki yarım dakika orada
dosyayı aradı. Kısacık eteği domalınca
kalçalarının altına kadar gelmişti. Müjgan, Hadden'ın
önüne doğru yürüdü ve önünde eğildi. Göğüsleri tamamen
karşısındaydı. Hadden biraz baktı göğüslerine.
Müjgan, "Buyrun!" dedikten sonra kıvırta kıvırta
geldi yerine oturdu. Saat 20:00'ye geliyordu bu arada, Müjgan'a gözümle (Hadi!)
işareti yaptım. Müjgan yerinden kalktı. Hadden'ın önüne
geldi.
Sandalyeyi kendine doğru çekti ve Hadden'ın kucağına
oturdu. Öpüşmeye başladılar. Bu arada Müjgan üzerindeki
gömleğin düğmelerini yavaş yavaş çıkartıyordu. En
sonunda gömleği çıkarttı ve sadece kırmızı
südyeniyle kaldı. Hadden ellerini Müjgan'ın kalçasına attı
ve okşamaya başladı. Hadden 60-65 yaşlarında bir
adamdı, ama gerçekten bomba gibiydi, hiç üzerinde yaşlılık
belirtisi yoktu. Hadden, Müjgan'ın dudaklarını öpmeyi
bırakarak göğüslerinin üstünü öpmeye başladı. Müjgan ellerini
arkaya atarak südyenini çıkarttı.
Südyenini çıkartıp geriye doğru fırlattı. Hadden
şapur şapur göğüslerini yalıyordu Müjgan'ın. Müjgan
ise inleyerek onu tahrik etmeye çalışıyordu. Hadden
göğüslerini yalarken ara sıra, "Harika, müthiş!" gibi
kelimeler kullanıyordu. Müjgan'ı üzerinden kaldırdı ve
dizlerinin üstüne çöktürüp pantolonunu çıkarttı. Boxerını
da indirdiğinde, Müjgan'la beraber ben de şok olmuştum. 20 cm'e
yakın ve kalın bir siki vardı Hadden'ın. Müjgan
şaşkınlığını gizleyip hemen yalamaya
başladı sikini. Ama yarısına kadar zor geliyordu, daha
fazla ileriye gitmeye çalıştığında ise
öğürüyordu.
Müjgan, Hadden'ın sikini yalarken, Hadden ise Müjgan'ın
göğüslerini ve omuzlarını okşamakla meşguldü. Müjgan
15 dakika kadar durmadan Hadden'a sakso çektikten sonra, Hadden kolundan
tutarak Müjgan'ı kaldırdı ve dudağına bir öpücük
kondurduktan sonra sertçe masaya domalttı. Biraz sert seksten
hoşlanıyordu demek ki. Müjgan'ın siyah eteğini
çıkartmakla uğraşmadan hemen beline kadar topladı. Müjgan
altına kırmızı bir külot giymişti. Külotu
çıkarttı ve kenara fırlattıktan sonra bir tokat attı
kalçasına Müjgan'ın.
Kalçalarını hemen ayırdı ve amını yalamaya
başladı. Müjgan gözlerini kapatmış inliyordu
karşımda. Ben hemen fırsatı değerlendirip yerimden
kalkarak pantolonumu ve boxerımı indirdim. Yarrağımı
elime alarak Müjgan'ın önüne gittim. Müjgan gözleri kapalı
şekilde yarrağımı ağzına alarak yalamaya
başladı. Müjgan'ın siktirmeyeceğini düşünüyordum, ama
o bile şuan 2 erkekle beraber oluyorsa, sikilmeyecek bir kadın olmayacağını
düşünmeye başlamıştım.
Müjgan'ın kızıl saçlarını elimde topladım ve
sikime bastırmaya başladım. Hadden'a göre daha ince bir sikim
olduğundan rahat rahat köküne kadar alıyordu. Hadden 60
yaşın üstünde olmasına rağmen vücudunu
salmamıştı, halen vücudu fitti. Hadden ayağa kalktı ve
sikini eline alarak Müjgan'ın amına sokup, "Oh My Goodnes!"
diyerek köklemeye başladı. Müjgan bağıramıyordu
ağzında benim yarrağım olduğundan dolayı. Hadden
o pozisyonda Müjganı 10 dakika kadar siktikten sonra içinden
çıktı. Boşalacağını düşündüm, ama
yanlış düşünmüştüm.
Sandalye'nin üzerine oturdu ve Müjgan'ı belinden tutarak arkası
kendisine dönük olarak aldı ve amına dayadı tekrardan. Müjgan
deli gibi zıplıyordu. Ben de göğüslerini yalamaya
başladım Müjgan'ın. Müjgan o soğuk havada bile
terlemişti, vücudu sırılsıklamdı. Hadden hırlaya
hırlaya Müjgan'ı zıplatıyordu kucağında. Müjgan'ın
bu kadar sert bir sikiş yaşadığını
düşünmüyordum hayatında. Müjgan'ı bir süre sonra üzerinden
kaldırdı Hadden, kendisi de toplantı
yaptığımız büyük masanın üzerine sırt üstü
yatarak bacaklarını kaldırdı.
Müjgan'a göt deliğini gösterdi. Müjgan birkaç saniye baktıktan sonra
mecbur eğildi ve Hadden'ın göt deliğini yalamaya
başladı. Bir tane tüy yoktu Hadden'ın vücudunda. Ben
Müjgan'ı belinden tutarak domalttım ve o Hadden'ın göt
deliğini yalarken, ben de arkadan amına girdim ve sikmeye
başladım. Hadden hırlıyor ve ara sıra "Ohh!
Awesome!" tarzı kelimeler kullanıyordu. En sonunda Hadden
kalktı ve Müjgan'ı diz üstü çöktürdü ve suratına doğru 31
çekmeye başladı. Ben de yanına geldim ve birkaç dakika içinde
ikimiz de hırlıyarak Müjgan'ın yüzüne boşaldık.
Hadden sandalyeye oturdu ve "Lavabo karşıda, şirkette bu
katta kimse yok, rahatça çıkabilirsin!" dedi. Müjgan hemen
çıktı gitti. Hadden bana, "Sana bir şey söyleyeceğim..."
dediğinde, "Buyrun?" dedim. Hadden birkaç saniye sustuktan sonra,
"Ben Biseksüel'im. Yani bir gün seninle beraber olmak isterim!"
dediğinde, "Ama ben biseksüel değilim!" dedim. Hadden ise, "Sadece
güzel bir anı olarak kalır!" dedi ve gülümsedi. Ben de, "Sonra
konuşuruz!" dedim ve üzerimi toparladım. Müjgan yanıma
geldi ve giyindikten sonra beraber çıktık. Saat 21:30 olmuştu...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|