|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (22) (Engin 29 Y., İzmir)
Sabah 6:00'da
yanağıma ve dudağıma konulan öpücüklerle uyandım. Halen
belim ağrıyordu. Gözümü açtığımda Sinem baş
ucumdaydı. "Hadi kalk, yalnız bırakma beni!" dedi. Hava
yeni aydınlanmıştı, Sinem'i evine bırakacaktım,
sonra da evime gider 1 saat daha uyurum diye düşünüyordum. Kalktım ve
giyindim. Sinemle beraber çıktık. Onun evinin önüne gelince, "Gelsene
yukarı, bende kahvaltı yaparsın?" dedi. Kabul ettim ve
arabayı park edip beraber evine girdik. "Sen takıl, ben de kahvaltıyı
hazırlayayım!" dedi ve mutfağa gitti. Giderken
kalçasına küçük bir tokat attığımda dönüp gülümsedi.
Ben salona geçtim. Oturdum, dinlenirken Rabia aklıma geldi. Hemen
kalktım yerimden ve küçük odaya gittim. Tahmin ettiğim gibi oradaki
yatakta yatıyordu. Yanına gittim ve saçlarını
okşayarak uyandırdım. Beni görünce biraz tuhaf baktı. Dudağına
öpücük kondurarak, "Ben geldim!" dediğimde gülümsedi. Rabia'yı
kaldırdım ve banyoya soktum, ben de girdim ve kapıyı
kapattım. Rabia'yı duşa soktum ve izlemeye başladım. Yıkanırken
beni tahrik edici hareketler de yapıyordu. Bu arada kapı
açıldı ve Sinem içeriye girerek "Napıyorsunuz burada?"
dedi.
Rabia birden elleriyle göğüslerini kapatarak, "Abla çık
dışarıya!" dedi. Sinem gülerek, "Kızım ben
senin ablanım, nolacak?" dedi. Rabia, "Sakın enişteme
söyleme bak!" dedi. Sinem gülerek, "Tamam söylemem, ama çok da
oyalanmayın!" dedi ve çıktı. Rabia, "Görüyor musun ya!
Senin yüzünden rezil oldum ablama!" dedi. Ben yanına giderek
dudağından öptüm ve "Ne rezil olması ya?" diyerek onu
teselli etmeye çalıştım. Benim ablasına neler
yaptığımı bilmiyordu ki. Saat 6:30'da kahvaltıya
oturduk hepimiz. 7:00'de Sinemle beraber hazırlanıp çıktık.
İbrahim artık güveniyor ve bir şey demiyordu Sinem'le beraber
dolaşmamıza.
Sinem'e, "Daha mesaiye 1 saatten fazla var, bir yere otursak mı?"
dedim. "Olur oturalım!" dedi. Bir kafe'ye doğru sürdüm
arabayı. İnip oturduk ve birer kahve içerek, havadan sudan
konuşmaya başladık. Saat 8:00'e doğru kalktık ve
işyerine geldik. Yeliz'i almamıştım bugün, biraz bozulacaktı
işyerine geldiğinde, ama oradan dönemezdim. Odama geçtim ve
işlerime devam ettim. İş ile Ev arasında sürekli gidip
geliyordum, o günden sonra uygun bir durum bulup sevişememiştim
kimseyle. Rabia halen banyoda yakalanma meselesinden bozuktu bana, Yeliz'in ise stajı bittikten sonra
Üniversite'ye yoğunlaşmak için ders çalışması
gerektiğinden görüşememiştik. Eylül ortalarına
gelmiştik, Sinem Avukat ile görüşme ayarlayacaktı haftasonu.
İşteyken saat 14:00 gibi Gökhan bey beni odasına
çağırttı. Hemen gittim ve kapıyı vurup içeriye girdim.
Bu arada karşımda Müjgan oturuyordu. Beni de diğer koltuğa
oturttu ve "Bak Engincim, biliyorum daha Haziran ayında gittin
iş gezisine, ama seni bir daha göndermek zorundayım!" dedi. "Benim
için sorun değil Gökhan bey, ben giderim!" dedim. Gökhan bey, "Ama
bu önceki iş gezilerine benzemeyecek!" dediğinde, "Nasıl?"
diyebildim. Gökhan bey, "Ekim başında gideceksin, Şubat'ta
döneceksin! 5 ay gibi bir süre oradasın yani!" dedi ve hemen ekledi, "Gidip
gitmemek sana kalmış, ama büyük bir iş olacak. 5 ayda 3 tane
ülkeye gideceksin. Bu arada orada kaldığın 5 ay boyunca ücretinin
yüzde 50 fazlasını alacaksın!" dedi.
Ben bir süre bekledikten sonra, "Tamam, kabul ediyorum!" dedim. Gökhan
bey de, "Şirketimizin alacağı malların
fiyatlarını hesaplayıp, şirketimizin finansal olarak zor
duruma düşmemesi için Müjgan da yanında gelecek. Gelip, giden
paraların hesaplamalarını yapacak!" dedi. Ben de, "Tamam,
Müjgan'la zaten iyi anlaşıyoruz! Benimle başka işiniz yoksa
çıkabilir miyim?" dedim. Gökhan bey, "Tabi!" diyerek izin
verdi. Bölüme geldiğimde, "Arkadaşlar bir dakika bana bakar
mısınız?" dedim. Herkes işini bırakınca, "Gökhan
beyin odasından geliyorum, bana bir teklifte bulundu..." dedim. Herkes
meraklandı. "Ekim başından, Şubat'a kadar iş
gezisine çıkarak, 3 tane ülkeden mal satın almadan önce gözlem
yapacağım ve malları kontrol edeceğim. O yüzden Ekim'den
sonra ben burada yokum!" dedim. Sinem üzülmüştü bu duruma, ben odama
girince yanıma gelip, "Neden kabul ettin?" dedi. "Benim
işim bu!" dedim. Sinem de, "Yok, sende bir uzaklaşma var
zaten son günlerde!" dedi.
"Saçmalama, ben aynıyım. Sadece bir süreliğine yokum. İşimi
yapacağım!" dediğimde, Sinem bir şey demeden odamdan
çekip gitti. Rabia'yı arayıp haber vermiş olmalı ki,
yarım saat sonra Rabia telefonumu aradı. Açtığımda, "Neden
kabul ettin Engin?" dedi. Bir teklif kabul etmem birçok kişiyi
rahatsız etmişti. Rabia'ya durumu açıkladım, yarım
saat kadar konuştuktan sonra Rabia telefonu kapattı. Birkaç gün
boyunca ne Sinem'le, ne de Rabia ile görüştüm. Evden işe, işten
eve durumundaydım. 3-4 gün sonra işyerinde çalışırken
Sinem odama girdi ve "Biliyorum sana çok sert çıktım, senin
işin bu, ama o kadar şey yaşadıktan sonra birden çekip
gitmen beni çok kötü etkiledi. Özür dilerim!" dedi ve çıktı
odamdan. Birkaç dakika sonra ise Rabia arayarak, Sinem'in dediklerini
neredeyse aynen tekrarladı ve özür dileyip kapattı telefonu.
Eylül
aylarının başına kadar hiç biriyle aramda bir şey
olmadı. Eylül ayının başında Sinem odama girerek
neşeli bir şekilde, "Haftasonu seni sürpriz bir yere
götürüyorum. 2 gün orada kalacağız!" dedi. "Nereye?"
dediğimde, "Söylemem, sürpriz!" dedi. Gizemli
konuşmayı çok seviyordu, sormama rağmen hiç cevap vermedi bana. Haftasonunu
iple çektim.
Cuma günü işten çıkarken, otoparkta Sinem, "Sabah 7:00'de
hazır ol!" dedi ve gülerek arabasına bindi. Ben merakla evime
gittim, yarını düşünüyordum acaba nereye gideceğiz diye. Akşam
erkenden yattım ve sabah saat 7:00'ye doğru uyandım. Önce güzel
bir banyo yaptıktan sonra, birkaç tane tişört ve şort koydum
çantaya. Sinem beni aradı ve "Hazırsın umarım?"
dedi. "Hazırım!" deyince, "10 dakikaya evinin
önündeyim!" dedi. Sinem geldiğinde indim aşağıya ve
elimdeki çantayı arka koltuğa atarak, ön tarafa oturdum. Sinem
hızla arabayı sürmeye başladı.
"Nereye gidiyoruz?" dedim. Sinem, "Bizim avukat Güven beyle
anlaştım. 2 gün onunlayız!" dediğinde
sevinmiştim. "Peki kocana ne yalan söyledin?" dediğimde, "Kızlarla
beraber yaz bitmeden 2 gün denize gideceğiz dedim!" dedi. Bu kız
şeytanın ta kendisiydi, güldüm sadece. 1,5 saat sonra iyice
şehirden uzaklaşıp, yazlıkların ve villaların
olduğu sakin yerlere geldik. Sinem biraz villaların arasında
dolaştıktan sonra 2 katlı bir villanın
kapısının önünde durdu. Kapı açıldı ve biz
arabayla içeriye girdik. Sinem arabayı bahçenin kenarına
bıraktı ve tekrardan kapı kapandı. Otomatik sistemdi
kapı. Güven bey bu arada yanımıza geldi.
İkimizle de selamlaşıp, "Hoş geldiniz!" dedi ve
içeriye buyur etti. Ben girerken Sinem'e, "Bu adam
sikişeceğimizi biliyor mu?" dediğimde, "Yok, sadece
tatil yapacağız diye biliyor!" dedi. İçeriye girdik, saat
8:30'u biraz geçmişti. Güven bize, "Burada kendi eviniz gibi
takılın. Rahat olun!" dedi. Sonra da, "Kahvaltı
yaptınız mı?" diye sordu. "Yok yapmadık!"
dedik. Güven, "Kalkın!" dedi ve onun arabasına atlayarak
yakınlarda bir kahvaltı restoranına gittik. Ormanlık bir
yerin içindeydi, havası ve çayı süperdi. Saat 10:00'a kadar muhabbet
ettik, Sinem ve Güven lise yıllarını anlatıyorlardı. Güven
ilk adımı atarak Sinem'e sarıldı ve "Tadını
özlemişim!" dedi. Sinem gülerek, "Kim bilir belki o anları
bir daha yaşarız!" dediğinde, Güven heyecandan ölecek
gibiydi. Kalktık ve arabasına binerek villasına geldik. Güven
hemen hızlıca indi arabadan.
Villa'dan içeriye girer girmez öpmeye başladı Sinem'i. Ben de
arkalarından gidiyordum. Güven ve Sinem öpüşe öpüşe yukarıya
kadar çıktılar. Yatak odasına girdiler, ben de arkalarından
içeriye daldım. Çok güzel ve geniş bir yatak odası vardı. Yatakta
gerçekten baya büyüktü. Güven, Sinem'i yatağa yatırdı ve
dudaklarına yapıştı tekrardan. Ben kenardaki tekli
koltuğa oturarak izlemeye başladım onları ve bir de sigara
yaktım. Güven öpüşmeyi bırakarak, "Sen niye
katılmıyorsun?" dediğinde, "Sen devam et, ben kafama
esince katılırım!" dedim.
Güven tekrardan Sinem'in dudaklarına yumuldu. Sinem'in üstünde göğüs
dekolteli bir body vardı. Onu çıkarttı ve südyensiz
göğüslerini ellerine alıp, "Harikalar!" diyerek
yapıştı göğüslerine Sinem'in. Güven gömleğinin
düğmelerini açıyordu Sinem'in göğüslerini yalarken. Ben de
sikimi çıkarttım ve okşamaya başladım hafiften. Sinem
kenardan bana bakarak gülümsedi, ben de ona gülümsedim. Güven ayağa
kalktı, gömleğini tamamen çıkarttı ve pantolonuyla, boxerını
da çıkarttı.
Yarrağı normal uzunlukta, ama çok kalındı. Sinem yatakta
oturur pozisyona geçti ve Güven'in yarrağını eline aldı. Sinem
biraz okşadıktan sonra, "Lise zamanlarındaki gibi, halen
kalın ve dimdik!" dediğinde Güven güldü. Sinem
yarrağını ağzına aldığında, Güven, "Ohhh!"
diye bir ses çıkarttı. Sinem'in saçlarından tutarak
yarrağına doğru bastırmaya başladı. Sinem'in
büyük göğüsleri de ileri geri yaptıkça sallanıyordu. Güven bu
arada ellerini saçlarından çekti ve Sinem'in göğüslerini
okşamaya başladı. Sinem ise ateşli ateşli Güven'in
yarrağını 15 dakika kadar yaladıktan sonra, Güven, Sinem'i
kolundan tutarak kaldırdı.
Altında bir mavi dar kot pantolon vardı Sinem'in. Güven hemen
yatağa domalttı Sinem'i, kalçalarını okşayarak, "Kaç
senedir bu kalçaların özlemiyle yanıp tutuşuyorum ben!"
dedi ve kalçasına bir tokat attıktan sonra pantolonu
hızlıca çıkarttı. Sinem'in bembeyaz kalçaları meydana
çıktı. Güven, "Mükemmeller!" dedikten sonra birkaç dakika
kalça yanaklarını öptükten sonra külotunu çıkarttı
Sinem'in. Kalçalarını ayırıp amını yalamaya
başladı. Güven amını yaladıkça, Sinem onu tahrik etmek
için bağıra bağıra inliyordu.
Ben kalktım ve soyundum. Yatağa dizlerimin üstünde çıkıp
yarrağımı ağzına verdim Sinem'in. Sinem gözleri
kapalı şekilde yarrağımı yalıyordu. Güven 5-10
dakika kadar amını yaladıktan sonra ayağa kalktı ve
yarrağını tuttuktan sonra, "Bakireyim diye vermiyordun
amından, şimdi doya doya sikeceğim!" dedi ve birden
amına kökledi. Sinem acıyla bağırmaya
çalıştı, ama ağzında yarrağım
olduğundan çok sesi çıkmadı. Güven hızlı
hızlı amını sikerken, bir yandan da kalçalarını
tokatlıyordu Sinem'in. Sinem acıdan zevk alır gibi bir
bağırıyor, bir inliyordu. Yarrağımı ara sıra
ağzından çekiyordum ve Sinem'in
bağırışlarını dinledikten sonra tekrardan
ağzına veriyordum.
Güven 15 dakika kadar amını siktikten sonra çıktı içinden
ve "Bakalım götün halen eskisi gibi mi?" dedi ve
yarrağını götüne dayadı Sinem'in. Ben de yattım ve
Sinem'i kucağıma alarak amına soktum. Güven kalın
yarrağına rağmen hızlıca girmeye kalktı götüne ve
Sinem çığlıklar atmaya başladı. Güven köklemişti
içine, ama Sinem acıdan bayılacak gibi oluyordu. Güven
hızlanmaya başladı ve ben de Sinem'in
çığlıklarıyla tahrik olarak hızlı hızlı
sikiyordum amını. Güven bu arada, "Ne oldu tatlım?
Yarrağım çok mu kalın geldi?" dediğinde, Sinem onu
kızdırmak için, "Sen kendininkine yarrak mı diyorsun lan?"
dedi.
Güven sinirlenmişti ve hızlanmaya başladı iyice. Sinem'de
arka arkaya orgazm olmuştu, gözleri kapanmış şekilde
aldığı zevke bakıyordu. Güven ise hızlanarak Sinem'in kalçasına
bir tokat attı ve bana, "Beraber boşalalım Engin!"
dedi. "Tamam!" dedim. 5 dakika kadar siktik. Sinem 3. kez orgazm
olmuştu ki, ben altından çıkarak, "Ben geliyorum!"
dedim. Güven de son birkaç kez pompaladıktan sonra Sinem'i önünde çömeltti
ve ikimiz Sinem'in suratına boşaldık. Sinem'in yüzü bembeyaz
olmuştu dölden. Sinem yatak odasında bulunan banyoya girerek duş
almaya başladı. Biz de Güven'le yatağa
yığılmıştık...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|