|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (17) (Engin 29 Y., İzmir)
Tatil bitiyordu, yarın tekrar işe
başlıyordum. O gün evimde dinlendim. Sabah saat 08:00'de de normal iş
yaşantısına döndüm. Şirkete varınca, hemen kendi
bölümüme gittim. İçeriye girdiğimde, Özgür beni görüp ayağa
kalkarak, "Ooo hoş geldin abi! 2 haftadır nerelerdesiniz?"
dedi. Kısa bir sarılma faslından sonra, "Ne yapalım işte
Çin'e gittik, satışı yaptık, Gökhan bey de extradan 1 hafta
izin verdi bize, dinlenelim diye!" dedim. Özgür, "Çok şanslısınız
abi! Bu arada tanıştırayım!" dedi. Arkamdaki koltukta
güzel bir kız oturuyordu, görmemiştim ilk başta. Kız
ayağa kalktı, Özgür de, "Bak, bu müdürümüz Engin bey, kendisi
çok neşeli ve şakacı bir adamdır. Engin bey, bu da
stajerimiz Yeliz!" dedi. Yeliz elini uzatıp memnun olduğunu
söyledi. Yeliz, 19 yaşında, 1.70 boylarında, esmer güzeli bir
kızdı. Üniversite 2. sınıftaymış, staja geliyormuş
buraya.
Benim yaptığım gibi, Yeliz de beni baştan aşağı
süzmüştü. Beğenmiştim kızı. Biz sohbet ederken içeriye
Sinem girdi. Yine müthiş güzelliği üstündeydi. Sinem ikimizle de
selamlaştıktan sonra, kıza dönüp baktı. Ben, "Sinem
hanım, bu yeni stajerimiz Yeliz!" dedim. Yeliz biraz Sinem'i
kıskanmış gibiydi, ters ters bakıyordu. Biraz sohbet ettik
ve 09:00 gibi ben odama gittim, bilgisayarımın başında
çalışmaya başladım. Saat 11:00'de bir telefon geldi. Depo'yu
kontrol etmem ve birkaç gönderilecek pakete kaşe basmam gerekiyordu. İndim
aşağıya, Depo'da malları kontrol ettim ve kaşe
bastım. Biraz uzun sürmüştü işim, saat 12:20 gibi falan
çıkabilmiştim bölüme. İçeriye girdiğimde Yeliz'den
başka kimse yoktu. Yeliz'e, "Neden yemeğe inmedin?" dedim. "Sizi
bekledim." dedi. Ben de gülümseyerek, "İyi kalk, takip et beni!"
dedim. Birlikte çıktık şirketten. Arabama bindik.
"Nereye gidiyoruz?" dedi. "Madem beni bekledin, o zaman güzel
bir yerde yemek yiyelim!" dediğimde gülümsedi. Güzel bir restoran'ta
gittik ve deniz kenarı bir masaya oturduk. Siparişleri verdik. Garson
siparişleri getirene kadar muhabbet ettik. Siparişlerimiz
geldiğinde, "Şarap içer misin?" diye sordum. "Daha
önce içmedim!" dedi. Ben de garsona, "2 kadeh şarap!"
diyerek, Yeliz'e gülümsedim. Yemeğimizi yedik ve şarabı içtikten
sonra kalktık. Biraz başı dönmeye başladı Yeliz'in,
ama, "Ben iyiyim!" diyerek şirkete geldi. Saat 14:00 gibi Sinem
odama geldi, "Çıkalım mı? Avukata gidecektik ya!" dedi.
"Ha, tamam!" dedim ve ceketimi alıp çıktık. Yeliz
ikimizi çıkarken görünce yine yüzünü asmıştı. Sinem'i pek
sevmemişti.
Benim arabama bindik. Sinem'lerin evinden Rabia'yı aldıktan sonra
Sinem'in avukat arkadaşının yanına gittik. 2 katlı bir
bürodaydı yerleri. Sekreter'e haber verip koltuklara oturduk. Sekreter 5
dakika sonra Avukat beyin bizi beklediğini söyledi. Kalkıp içeriye
girdik. Adam, Sinem'i görünce, "Oooo Sinemcim, naber ya? Özlettin kendini!"
dedi ve sarıldılar. Sinem sonra bizi tanıştırdı. Adamın
ismi Güven imiş. 27 yaşında olduğunu öğrendim. Güven 1.85
boyunda, kalıplı, buğday tenli ve sarı saçlı, karizmatik
bir adamdı. Bizi hemen karşıdaki özel deri koltuklara oturtturdu
ve hepimize birer kadeh Viski ikram etti. Sonra Sinem durumu anlatmaya
başladı. Güven, Sinem'i dinledikten sonra, "Hmm, eğer Rabia
kocasıyla anlaşabilirse, iki taraf itiraz etmezse, tek seferde
boşanırlar. Kocası itiraz ederse, elimize şiddet
gördüğü vs. kayıtların olduğu bir koz geçmesi gerek. Aksi
takdirde mahkeme boşamaz. Siz önce kocasıyla konuşun, ikna
ederseniz, hemen açarız davayı!" dedi. Biraz daha oturup, teşekkür
ederek kalktık. Kapıdan çıkarken, Güven Sinem'e, "Özletme
kendini, gel arada!" dedi. Sinem de gülerek, "Tamam uğrarım
boş olunca!" dedi ve çıktık.
Önce Rabia'yı bıraktık eve. Sonra şirkete dönerken, Sinem'e,
"O adam sana niye öyle dedi? Özletme kendini falan diye, bir şey mi geçti
aranızda?" diye sordum. "Yok be, Güven benim Lise'den
arkadaşım. Lise'de çıkıyorduk işte, sonra Üniversite
sınavına girdik. O Eskişehire gitti, sonra da ayrıldık
zaten!" dedi. Ben de, "Lise'de çıkıyordunuz, hiç kaçamak olmadı
mı aranızda?" dedim. Sinem, "Biraz öpüşüp, elleştik
o kadar!" dediğinde, "Sen sadece o kadarla
bırakmazsın, doğru söyle, sikiştin mi Güven'le?" dedim.
"Bir kez arkadan verdim sadece, o da Lise'den mezun olduktan sonraki yaz
dönemindeydi!" dedi. Ben, "Sonra birdaha karşılaşmadınız
mı yani?" dediğimde, "İşte, diğer
şirketten ayrılırken birkaç dava olmuştu. Avukat ararken
onu buldum ve öyle karşılaştık!" dedi. Ben, "Peki
karşılaştıktan sonra bir daha sikiştiniz mi?"
dedim. Sinem biraz sustuktan sonra, "Yok, biraz sarkıntılık
yapıyor, ama evli olduğumdan dolayı çekiniyor, o da eskisi kadar
rahat değil." dedi. Sinem'in söyledikleri
azdırmıştı beni. Bu arada şirkete geldik, bölüme
çıktık.
O günden
sonra 2 hafta boyunca Rabia'nın boşanmasıyla
uğraştık. Halil en sonunda çocuğun velayetini kendi üstlenmek
istedi. Çocuk evlatlık olsa bile nüfusta Halil ve Rabia'nın üzerine
kayıtlıydı. Rabia da kabul etti ve Halil de boşanmada
sıkıntı çıkartmadı. Ağustos başında
dava vardı ve Güven'in dediğine göre Rabia tek seferde
boşanacaktı. Temmuzun son haftasındaydık, Cuma günüydü
işyerinde, depodaki malları kontrol edecektim. Saat 16:30
olmuştu. Yeliz'e, "Benimle gel, depoda kaliteli mal nasıl
ayrılır onu göstereceğim!" dedim. Yeliz peşime
takıldı, önce asansörden zemine indik, oradan şirketin fabrika
olan bölümüne geçip, depoya girdik.
Yeliz dizin biraz altında beyaz bir etek giymişti. Çok seksi
gözüküyordu o haliyle. Malları kontrol ediyorduk. Yanımızda
sadece bir kişi vardı, ona da gidebileceğini söyledim. Depoda
yalnız kaldık Yelizle. Getirilen karton kutuyu kaldırdım ve
içindeki eşyayı çıkartmam için Yeliz'e tutmasını
söyledim. Eğilince kalçaları meydana çıktı. Ben kutunun içindeki
malı alıp, Yeliz'e ayrıntılarını anlattım. Malı
yerine koydum ve Yeliz'e arkadan bir kartonu çıkartmasını
söyledim. Yeliz domaldı ve kutuyu tutarak, "Bu mu?" dedi. Ben de
arkasından yaslanıp, "Hayır şuradaki!" dedim. Taş
gibi olan yarrağım götünün arasına dayanmıştı. Yaklaşık
1,5 saat depoda durduktan sonra, saat 18:00 gibi çıktık. Servisler
gittiğinden Yeliz eve nasıl gideceğini düşünüyordu ki, "Ben
bırakırım seni!" dedim. Sevinerek teşekkür etti.
Arabama bindik ve onun evine doğru yola çıktık. Evi bana çok
yakındı, yani yürüyerek 10 dakika kadar bir yol vardı
evlerimizin arasında. Evinin önüne bıraktığımda, "Yukarıya
gelsene?" dedi. Üniversitede okuduğundan, ailesinden başka bir
yerde yaşıyordu. Kırmamak için, "Tamam geleyim!"
dedim. Yukarıya çıktık. Kapıyı açtı ve "Esra?
Esra evde misin?" diye bağırdıktan sonra, "Yok eve
gelmemiş daha!" dedi. İçeriye girdik. Yeliz, "Ben
mutfaktayım!" dediğinde, "Evinizi gezebilir miyim? Odanda
özel birşeyler yoksa tabii?" dedim. "Tabii ki gezebilirsin!"
dedi. Özellikle onun odasını buldum, iki tane tekli yatak vardı.
Aralarında bir çekmece vardı. Çekmeceyi açarak külotlarına
bakmaya başladım. Yeliz 5 dakika sonra, "Kahveler hazır!"
diye seslendi. Külotları yerine koyup salona geçtim.
Muhabbet etmeye başladık, Yeliz bana okulundan falan bahsediyordu. Ona,
"Üniversitede erkek arkadaşın var mı?" diye sordum. "Var!"
dedi ve gülerek kahvesini yudumladı. "Nasıl, aranız iyi mi?"
dediğimde, "İyi tabii!" dedi. Ben konuyu sekse çekmek
istiyordum, çünkü bu kızda birşeyler var gibiydi. Ona, "Bu arada
özür dilerim, depoda biraz sürtünmüş olabilirim!" dediğimde, "Özür
dilemene gerek yok, ama sürtünme falan değildi, basbaya götüme yasladın!"
dedi ve kahkaha attı. Onun bu kadar açık sözlü olmasından
cesaret alarak, "Ne yapayım çok güzel ve alımlısın!"
dedim. Yeliz yerinden kalktı ve yanıma geldi. Kahve kupasını
elimden alıp sehpaya bıraktı ve bir anda dudaklarıma yapıştı.
Bu hamleyi
beklediğimden, ben de hemen onu öpmeye ve elimi sırtına atarak
okşamaya başladım. Yeliz yaşına rağmen
öpüşmenin en ince ayrıntılarına kadar biliyordu, ara
sıra dudaklarını bırakıyor ve diliyle devam ediyordu
öpüşmeye. Dudaklarından kaydım ve boynunu öpmeye
başladım. Yeliz hafiften inliyordu, kalp atışları bile
hızlanmıştı. İki elimle gömleğinin
düğmelerini çözmeye başladım yavaş yavaş. En sonunda hepsini
açtım ve gömleğini çıkarttım. Boynunu öpmeyi
bırakıp, göğüslerine baktım.
Beyaz bir südyeni vardı, onu da çıkarttım ve çok büyük olmayan
göğüslerini okşamaya başladım. Yeliz'i koltukta sırt
üstü yatırdım bu arada. Halen beyaz eteği duruyordu, bir
hamleyle onu da çıkarttım. Beyaz dantelli bir külot vardı
altında. Yeliz'in göğüslerini öpmeye başladım. Ufak ufak
öpücükler konduruyordum her yerine ve bir yerden sonra artık uzunca
yalamaya başladım. Yeliz yerinde kıvranıyordu, Üniversiteli
esmer güzeli altımdaydı şuan. Göğüslerini uzun uzun
emdikten sonra bıraktım ve kalkıp hemen pantolonumu ve
boxerımı çıkarttım.
Gömleğimi de çıkartırken, Yeliz hemen yarrağımı
ağzına alıp yalamaya başladı. Çok iyi yalıyordu
ve gayet te hızlıydı, işini ağırdan almak yerine
hızlı hızlı sakso çekiyordu. Ben ayakta onu izlerken zevklerin
en güzelini yaşıyordum. Yeliz'in saçlarını elimde
topladım ve kafasını sabitledikten sonra
yarrağımı ağzından çıkarttım ve nefes
almasına biraz imkan verdikten sonra köküne kadar soktum. Bunu 4-5 kez
yaptıktan sonra Yeliz'i kaldırdım ve koltuğa domalttım.
Beyaz külotunu indirdiğimde, Yeliz birden kalkarak, "Olmaz, ben
bakireyim!" dedi. "Ben de arkandan yaparım!" dediğimde,
"Oradan çok acıyormuş, olmaz! Lütfen, sevişeceksek devam
edelim, yoksa bırakalım!" dedi. Ben de ısrar etmedim, "Tamam,
bir şey yapmayacağım!" dedim.
Tekrardan koltuğa doğru domalttım ve külotunu çıkartıp
kalçalarını ayırdım. Esmer vücudu tüm ihtişamıyla
önümdeydi. Yeliz'in amını yalamaya başladım, pürüzsüz
amı ıslanmıştı. Bir yandan da elimle klitorisine
baskı yapıyordum. Yeliz ise saçlarımdan tutmuş beni
amına bastırıyordu. Hızlı hızlı yaladım
amını. Yeliz, "Ohhh, ohhh! Süpersin!" diye inlemelerini
iyice arttırdıktan sonra bir anda duraksadı ve orgazm oldu. Suları
amından, ağzıma, oradan da halıya doğru akıyordu.
Kalçasına bir tokat attım. Yeliz dönüp koltuğa oturdu, ben de
belinden çekerek bacaklarını iyice yukarıya kaldırdım.
Yeliz'in amını tekrardan yalamaya başladım. Orgazm
sıvılarının tadı halen ağzıma geliyordu. Yeliz
gözünü kapatmış, hızlı hızlı nefes alıp
veriyordu. Yeliz öyle azmıştı ki, o an istesem onu orada rahatça
sikerdim, ama sonra çok büyük bir bela alırdım başıma. Yeliz'in
amını biraz yaladıktan sonra kaldırdım ve kendim koltuğa
sırt üstü yatarak, Yeliz'i üzerime alıp 69 olduk. Ben onun
amını yalarken, o da benim yarrağımı
koparırcasına yalıyordu. Yarım saate yakın öyle devam
ettikten sonra Yeliz ikinci defa orgazm oldu.
Yeliz'i üzerimden kaldırdım ve diz üstü yere çöktürüp, yarrağımı
ağzına verdim. Bir eliyle yarrağımı tutup,
hızlı hızlı sakso çekiyordu. Ben ise keyifle onu izliyordum.
Boşalacağım zaman ağzından çektim ve yüzüne doğru
yarrağımı sıvazlamaya başladım ki, o sırada (Esra
olduğunu düşündüğüm) bir kız salon kapısına
gelerek, "Yeliz..." dedi, ama cümlesini bitiremeden donup kaldı.
Yeliz'in hiç bir şey umrunda değildi, yarrağıma
bakıyordu sadece. Yeliz'in yüzüne döllerimi fışkırttığımda,
Yeliz kendini halının üzerine attı. Ben yerdeki elbiselerimi
hızlıca giyerken, Esra, "Çok özür dilerim!" deyip odasına
gitti. Giyinip, birşey demeden çabucak evden çıktım. Arabama binip
evime gittim...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|