|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (10) (Engin 29 Y., İzmir)
Sinem teşekkür ederek, beni affettiğini söyledi. Yemeğimizi
yedikten sonra otele döndük. Hızlıca eşyalarımızı
toparladıktan sonra resepsiyona indik.
Çıkışımızı yapıp, oteldeki harcama
hesabını da şirkete gönderdik. Saat 19:45'e doğru hemen
havalimanına geldik ve kontrolden geçerek uçağa bindik.
Türkiye'ye
geldiğimizde Cumartesi gününe girmiştik. Valizlerimizi aldık.
Uçağın sürekli sallanmasından dolayı adam gibi bir uyku
çekememiştik ikimiz de. Hemen bir taksi çevirdim havalimanı önünden
ve direkt benim eve geldik. Hızlıca evime girdikten sonra
bavulları hemen koridorda bıraktık ve yatak odama geçtik. Sinem
üzerini çıkartırken bir yandan da telefonda kocasıyla
konuşuyordu. Cumartesi akşamüzeri Türkiye'ye ineceğini
söylüyordu. Teknik bir aksaklıktan sonra dolayı uçağın
kalkmadığını falan söyledi. Sinem ardından telefonu
kapattı ve komidin'in üzerine bıraktıktan sonra iç
çamaşırlarıyla yanıma yattı.
Normalde ateşli bir sevişme yaşardık, ama ikimizin de hali
yoktu, yattıktan saniyeler sonra uykuya dalmışız. Saat
16:00 gibi ben uyandım. Sinem halen uyuyordu. Kalktım. Karnım
acıkmıştı biraz. Mutfağa gidip dolaba baktım, ama
iş gezisi yüzünden alışverişi aksattığımdan
pek bir şey yoktu. Dışarıdan sipariş verecektim
mecburen. Telefonu aldım yatak odamdan ve 2 adet büyük boy pizza
siparişi verdim. Dolapta 4-5 adet bira kalmıştı. Yarım
saat içinde geldi pizzalar. Gidip Sinem'i uyandırdım, "Hadi kalk
yemek yiyelim!" dedim. Beni görünce gülümsedi ve "Tamam geliyorum!"
dedi. Sinem yüzünü yıkarken, ben mutfağa giderek hazırlamaya
başladım masayı.
Üstümüzde iç çamaşırlarımız vardı sadece. Yemeğimizi
güzel bir sohbet eşliğinde yedikten sonra ben televizyonun
karşısına geçtim. Sinem ise yatak odasına giderek
dinlenmesine devam etti. Televizyonda pek bir şey yoktu. Sinem birazdan
gidecekti ve bu anı iyi değerlendirmem gerekiyordu. Hemen
kalktım, televizyonu kapattıktan sonra yatak odasına gittim. Sinem
yatakta yüz üstü uzanmış yatıyordu. Hemen yanına gittim ve
omuzlarını tutarak okşamaya başladım. Masaj
yapıyorum Sinem'e, o da yavaş yavaş gevşemeye
başladı. Arkasından yavaş yavaş sırtına
doğru inmeye başladım. Sinem'den ara sıra inleme sesleri
geliyordu hafiften. Elimi bacağına attım. Okşamayla
karışık masaj yapar gibi ellemeye başladım. En sonunda
ellerim kalçasına geldi ve kalçalarını yoğurmaya
başladım.
Ben hamle yapmadan kafasını kaldırdı ve elini boynuma
atarak kendisine doğru çekti ve dudağıma yapıştı.
Öpüşürken yanına yattım ve öyle devam ettik. Bu arada bembeyaz
bacaklarını da okşamaya başlamıştım. Sinem
acayip azmış gibiydi, anlaşılan dünkü sikiş
yetmemişti ona. Saçlarını okşamaya başladım ve
dudaklarından yavaşça boynuna kaydım. Boynunu öptükçe Sinem
biraz daha inliyordu. Elimi sırtına attım ve südyenini
çıkarttıktan sonra kenara atarak göğüslerine
yapıştım. Göğüslerini emerken bir yandan da
yalıyordum.
Sinem'in göğüs uçları iyice büymeye başladı. Beni de bir
ateş sarmıştı. Çok fazla kalmak istemiyordum
göğüslerinde. Kalktım, Boxeri çıkartıp Sinem'in yanına
geldim ve bacağımı yatağın kenarına koyduktan
sonra yarrağımı yüzüne iyice yaklaştırdım. Sinem
bir hamlede yarrağımı ağzına aldı ve deli gibi
sakso çekmeye başladı. Ben ise ellerim göğüslerinde
okşamaya devam ediyordum. Sinem iyice hızlanıyordu, ara
sıra sikimin başına değen dili beni iyice boşalmaya
yönlendiriyordu. Sinem'in ağzına atacaktım ilk postamı, karar
vermiştim.
Hiç söylemedim ve boşalacağım zaman ağzına
akıttım tüm döllerimi. Sinem önceden yaptığı gibi
döllerimi yuttuktan sonra yatağa sırt üstü yatıp altındaki
külotu çıkarttı, sonra bacaklarını açtı. Hemen
eğildim ve yanan, sulu amcığına parmağımı
soktum. Klitorisini de emmeye başladım. Bu arada Sinem zevkten
yatakta kıvranıyor, "Immhhh!" diye inliyordu. Sinem'in
amından parmağımı çıkarttım ve dilimi atmaya
başladım. Sinem göğüslerini okşarken iyice inlemeye
başladı ve en sonunda kasıla kasıla orgazm oldu. Sinem
orgazm olmasına rağmen halen eski
azgınlığındaydı. Ayağa kalktım, yeni yeni
sertleşmeye başlayan yarrağımı Sinem'in amına
getirdim ve biraz deliğinde beklettim.
İçine sokmamla beraber, Sinem, "Ohhh, çok güzel!" diyerek
kendini bana çarptırmaya başladı. Sinem'i bu kadar azgın
çok az görmüştüm. Ben de yaptığı hareketlerle iyice
azıyordum. Sinem suratıma öyle bir ifadeyle bakıyordu ki, kendimi
kaybetmemek için zor tutuyordum. Sinem'in amını hızlı
hızlı sikerken çenesinden tuttum ve hafifçe bir tokat attıktan
sonra dudaklarına yapıştım. Göğüslerini sertçe
sıkıyordum. Sinem ise bundan gayet hoşnut bir şekildeydi,
ama yine telefonun çalmasıyla ikimizinde konsantrasyonu bozuldu. Sinem
beni durdurdu ve yataktan kalkarak telefonunu aldı. Açtı ve "Efendim
kocacım?" dedi. Bir süre dinledikten sonra, "Evet indim indim, taksiye
bineceğim şuan!" dedi. Arkasından ise, "Tamam, en geç
45 dakika'ya evdeyim hayatım. Öptüm..." deyip kapadı, "Yine
yarıda kesilecek ya!" dedi mutsuz bir ifadeyle.
Sinem hemen önüme geldi ve eğilerek yarrağımı
ağzına aldı. Hırslı bir şekilde emiyordu, tekrardan
ağzıyla boşaltacaktı beni. Zaten kendimi zor tutan ben çok
geçmeden Sinem'in ağzına 2. Postam olmasına rağmen oluk
oluk boşaldım. Sinem ayağa kalktı ve banyoya giderek
ağzını yıkadıktan sonra hızlıca giyindi ve
valizini aldıktan sonra çıktı. Hemen bir taksi durdurup evine
gitti.
Ben ise o
günümü dinlenerek geçirdim. Sinem beni saat 22:00 gibi aradı, "Naber?"
dedi. Ben de, "İyiyim, senden?" dedim. “Ya kocam seninle
tanışmak istedi, iş gezisine beraber gittik ya. Tanışalım
diyor. Gelebilir misin yarın?" dediğinde, "Olur, tabi
gelirim!" dedim. Sinem de, "Tamam, yarın saat 20:00 gibi
bekliyorum!" dedi ve telefonu kapattı.
Ertesi gün saat 19:00 gibi arabama atladım. Tekel bayiine uğrayarak
bir şişe rakı aldım, birkaç tane de meze alıp
Sinem'lerin evinin yolunu tuttum. Zile bastım. Kapıyı bana küçük bir çocuk açtı. Bu arada
Sinem mutfaktan çıkarak, "Aa Engin, hoş geldin!" dedi. "Hoş
bulduk!" diyerek içeriye girdim. Bir anda tuhaf olmuştum, Sinem'e çok
benziyordu çocuk, ama benim bildiğim Sinem'in çocuğu yoktu. Sinem'e
bunu soracaktım. Salona geçtim ve kocası ile tanıştım.
İbrahim'di adı, 29 yaşında, benim boylarımda, hafiften
karizmatik, ama biraz mıymıntı bir adamdı. Çekingen
davranıyordu nedense bana karşı.
Sinem bu arada içeriye geldi. Resmi iki iş arkadaşı gibi
davranıyorduk. Ben, "İzninizle bir su içeyim..." dedim ve
kalktım, mutfağa gittim. Amacım Sinem'e çocuğu
sormaktı. Mutfağa girdiğimde bir kızla
karşılaştım. Tanıştık onunla, ismi
Rabia'ydı. 22 yaşındaymış, aynı Sinem'e
benziyordu, sadece biraz daha ince vücudu vardı Sinem'den. Göğüsleri
biraz küçük, kalçaları da çok büyük değil, ama kendini belli
ediyordu. Sinem'in kardeşiymiş, çocuk ta onunmuş. Bunu duyunca
yüreğim ferahladı. Suyumu içtikten sonra sigara içmek için balkona
çıktım. Balkondaki divana oturdum ve sigaramı yaktım. Birkaç
dakika sonra yanıma İbrahim geldi ve o da bir sigara yakarak
konuşmaya başladı. Ben onu dinliyordum. Rabia da
yanımıza geldi, plastik sandalye'ye oturdu ve bir sigara da o
yaktı.
Güzel bir sohbet dönüyordu aramızda. Rabia birden aşağıya
bakarak, "Geliyor benimki!" dedi. Ben de kafamı hafiften
uzattığımda, 1.80 boylarında, iri yarı, esmer bir
adamın geldiğini gördüm. Birkaç dakika sonra zil çalındı. Adam
direkt balkona geldi ve kendini tanıştırdı. Halil imiş
adı. Rabia gibi bir kıza göre biraz yaş farkı vardı
aralarında. 30 yaşındaydı Halil. Rabia, Halil'i görünce
biraz rahatsız oldu ve hemen yanımızdan kalkarak içeriye gitti. Halil,
Rabia'nın kalktığı yere oturdu, o da bizimle beraber sohbet
etmeye başladı. Biraz kaba saba ve siniri bir adam gibiydi, o yüzden
Rabia rahatsız olmuştu. Biz konuşurken Sinem içeriden, "Yemek
hazır beyler, haydi sofraya!" dedi. Sinem evde olmasına
rağmen çok şık giyinmişti. Kahverengi bir bluz ve
altına da diz kapağının altında krem renkli, biraz bol
bir etek giymişti.
Oturduk,
yemeğe başladık. Rabia sürekli bana kaçamak bakışlar
atıyordu. Yemekte 1 saat kadar vakit geçirdikten sonra saat 22:00 gibi
salona geçtik. Rabia ve Sinem mutfakta meze, içki hazırlarken, biz de üç
erkek içeride konuşuyorduk. Aklım Rabia'da kalmıştı, giydiği
siyah dar pantolon aklımı alıyordu. Hanımlar sırayla
servisleri yapmaya başladılar ve saat 23:30'a kadar içtik. Ben gitmek
istemiyordum açıkcası ve ayağa kalkınca hafifçe sendeledim.
Koltuğa oturttular beni hemen. İbrahim, "Bugün burada kal sen!"
dedi. Bu benim için güzel bir haberdi, ama ilk başta, "Yok ben
giderim ya, rahatsız etmeyeyim!" dedim. Zorla evde kalmam için ikna
ettiler beni, ben de kabul ettim...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|