|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (5) (Engin 29 Y., İzmir)
Araba bir
otoparka girdi, park ettikten sonra indik. Samet hemen bize bugünkü
programımızı anlattı. Tercümanlık
dışında bize rehberlik te yapıyor, o günkü
programımızı hatırlatıyordu. Önden giderken ara
sıra başını bize doğru çevirerek konuşuyordu,
"Bugün saat 12:00'den 13:00'a kadar öğle yemeği yiyeceğiz.
Sonrasında ben sizi tekrardan otele bırakacağım. Akşam
saat 18:00'a kadar istediğiniz gibi eğlenebilirsiniz. Şehri
gezmek isterseniz size birkaç rehber ayarlayabilirim. Saat 18:00'de sizi
tekrardan otelden alacağım ve şirkete götüreceğim. Orada
bir toplantı yapacağız, akşam saat 21:00 gibi tekrardan otele
bırakacağım." dedi. Bunları anlatırken
restorantın giriş kapısına geldik, içeriye girdik.
Garsonlar etrafımızda pervane gibi dönüyorlardı. Masaya
geçtiğimizde, biri şirketin patronu olan, diğeri de bizim
sürekli görüştüğümüz Satın Alma Müdürü ve yanındaki de
alacakları malın kontrolünü yapan kişiydi.
Karşılarındaki sandalyelere oturduk, Samet de yanımıza
oturdu ve tercüme yapmaya başladı. İngilizce'yi karşı
taraftan sadece Satın Alma Müdürü bildiğinden dolayı Çince
konuşmak durumundaydılar. Biz de Türkçe tercüman ile onların
dediklerini anlıyor ve karşı cevap veriyorduk. İşle
ilgili çok konuşmadık, 1 saatlik sürede güzel bir yemek
yemiştik. Satın Alma Müdürü İngilizdi, yani masada
şirketten Çin'li olmayan tek o vardı. Yemeği yedikten sonra
kalktık, dışarıya çıktıktan sonra karşı
şirketteki kişilerle tokalaştık ve tekrardan otoparka
gitmeye başladık. Samet biraz önden giderek arabayı
hazırlayacaktı. Sinem'le yan yana yürürken satın alma müdürü geldi
yanımıza. Elini uzattı ve isminin Jack olduğunu söyledi,
kendini biraz tanıttı. 32 yaşındaymış, gerçekten
yaşından çok genç gösteriyordu. Jack'ı anlatmam gerekirse 1.80
boylarında, iri yapılı, esmer biriydi. Vücut geliştirme
yaptığını düşünüyordum, çünkü omuzları çok
genişti, aynı şekilde kolları da kaslıydı. Jack arabaya
kadar bize eşlik etti ve bu arada iyice kaynaşmıştık.
Arabanın önüne geldiğimizde Sinem onu otele davet etti. Jack ise,
biraz sonra işi olduğunu, ama müsaitsek akşam toplantıdan
sonra gelebileceğini söyledi. Biz de onayladık. Jack bize iyi günler
dileyerek arkadaşlarının ve patronunun yanına gitti. Biz de
otele doğru hareket ettik. Arabada biraz dinlendik, halen uykumuz
vardı. Otel'in önünde durduk ve hemen asansöre binerek odamıza
çıktık.
İçeriye
girdik ve üstümüzdekileri çıkartıp yatağa yattık. Bir süre
dinlendikten sonra Sinem'e, "Jack'ı niye otele davet ettin?"
dedim. Sinem, "Bilmiyorum, yanımıza kadar gelince nezaketen
davet ettim!" dediğinde, gülümsedim. Sinem'e doğru yan döndüm,
göğüsleri karşımdaydı. Yanağına bir öpücük
kondurup, "Hayır hayır, sen bu adamı başka bir
sebepten davet ettin, saklama benden!" dedim. Sinem dayanamadı ve
"Hoş çocuk ya, onun için davet ettim!" dedi. Gülümsedim ve
"Akşam o zaman güzel geçecek gibi!" deyip, dudaklarına
öpücük kondurdum. Öpücükten sonra Sinem'in yanından kalktım ve bir
sigara yaktım kendime. TV'yi açtım, canım
sıkılıyordu. Saat 14:00 gibi, "Sinem, havuza inelim
mi?" dedim. "Olur, ama bikini yok yanımda!" dedi.
Sinem'e, "Hemen giyin hadi!" dedim ve bir şey
sormamasını söyledim. Sinem de dediğime uyarak hemen üstüne
yemekte giydiği yeşil elbiseyi giydi. Bende kısa bir şort
ve tişört giydim. Odamızdan çıktık, asansöre doğru
giderken Samet'i aradım ve "Samet, yazlık eşyalar satan bir
mağaza var mı buralarda?" dedim. Samet bana olduğunu
söyledi, otelin çok yakınındaymış. Yolu tarif etti ve ben de
teşekkür edip kapattım. Sinem'le sokakta el ele, sevgili gibi
yürümeye başladık. Yollar çok temiz ve düzenliydi. Harika bir ülkeydi
Çin. Samet'in dediği yeri bulduk ve içeriye girdik. Sinem hemen bikinelere
bakmaya başladı. Ben de mayo şort bakıyordum kendime.
Bedenime göre bir tanesini buldum. Sinem'e döndüğümde, halen bikini
beğeniyordu. Sinem'in yanına gidip, dar bir bikini almasını
söylediğimde gülümsedi. Mor ve beyaz iki tane bikini takımı
aldı. Parasını ödeyip çıktık, Sinem çok
beğenmişti bikinilerini. Beyaz bikini özellikle küçücüktü, Sinem'in
kalçalarını harika gösterecekti. Hemen otele geldik ve odamıza
çıktık. Üzerimizi değiştirdik, Sinem bikinileri giydikten
sonra boy aynasında kendine bakarak, "Ya bu çok açık,
kalçalarımın yarısı dışarıda!" dedi. Arkadan
sarıldım ve boynunu öperek, "Burası Türkiye değil, Çin!
Ne olacak ki?" dedim. Dönüp gülümsedi. Dudağıma öpücük kondurup "Evet
haklısın, hadi çıkalım!" dedi ve çıktık.
Havuza geldiğimizde etrafın sakin olduğunu gördük, büyük bir
otel olduğundan bir sürü havuz vardı. O yüzden genelde havuzlar sakin
oluyordu. Biz gittiğimizde 4 çift vardı etrafta. Çiftlerin karılarını
kesmeye başladım, ama fiziği harika bir hatun yoktu. Sinem'in
fiziği ve güzelliği gerçekten çok göze batmıştı.
Etraftaki adamlar birkaç saniyeliğine Sinem'e baktılar, ama
Türkiye'deki adamların yaptığı gibi rahatsız edecek
şekilde değildi. Ufak ve kaçamak bakışlardı. Sinem
hemen havuza girdi, ben ise güneş kremimi sürerek şezlongta
güneşlenmeye başladım. Güneş rahatsız edecek derecede
yakmıyordu, güneş gözlüğümü de takmıştım bu arada,
etraftakileri kesiyordum.
Havuzun girişinde bir çift belirdi. Gözlerimi onlardan alamadım,
güneş gözlüğü olduğundan rahatça izleyebiliyordum. Kız 1.80
boylarında, beyaz tenli ve sarı uzun saçlı bir afetti.
Göğüsleri çok büyük değildi, kalçaları da öyle, ama güzellik olarak
mükemmeldi. Yanındaki oğlan da 1.90 boylarındaydı. O da
beyaz tenli ve sarışındı. Rus olduklarını tahmin
etmek zor değildi. Benim olduğum yere doğru yürümeye
başladılar, içimden buraya otursunlar diye ümit ediyordum ki, tam
yanımdaki şezlonga çantalarını bıraktılar.
Oğlan bana, "Hi!" diyerek selam verdi ve yanımdaki
şezlonga oturdu.
Ben de ona selam verdim. Kız arkadaşı üstündeki tişörtü ve
altındaki mini eteği çıkarttıktan sonra havuza atladı.
Havuzda Sinem ve biraz önce giren kızdan başka kimse yoktu. Oğlan
isminin Markov olduğunu söyledi. Ben de, "Engin!" dedim. Türk
olduğumu anlamıştı. Biz tanışırken, bizim hatunlar
da havuzda birbirleriyle tanışmıştı. Sinem bir süre
sonra havuzdan çıktı ve yanımıza geldi, ıslak vücudu
harika gözüküyordu. Markov bir süre Sinem'den gözünü alamadı. Ben hemen
Sinem'le, Markov'u tanıştırdım. Biz havuzdan
sıkılmıştık, Sinem saat 16:00 gibi, "Kalkalım!"
dedi Türkçe olarak. Ben de, "Tamam!" dedim ve kalktık.
Eşyalarımızı toplarken, onlara oda numaramızı
verdik ve eğer konuşmak isterlerse beklediğimizi söyleyip,
odamıza çıktık.
Sinem'le beraber duşa girdik ve duşumuzu aldıktan sonra
yatağa geçtik. Saat 18:00'a kadar vakit geçirdik. Samet beni arayarak, "Geliyorum,
hazırlanıp inersiniz!" dedi. "Tamam!" dedim. Sinem o
gün ne giyeceğini özel olarak hazırlamıştı. Altına
siyah dar bir etek giydi, diz kapağının biraz üzerindeydi. O
kadar sıkıydı ki, kalçalarının yanakları tamamen
belli oluyordu. İçinde ise pembe küçük bir tanga vardı. Üstüne de
yeşil bir gömlek giyip, gömleğin alt kısımını
eteğin içine soktu. Topuklu siyah bir ayakkabı giydikten sonra makyaj
yapmaya başladı. Ben ise klasik takım elbiseyle gidecektim.
Sinem makyajını bitirdi, küçük siyah bir el çantası da alarak
çıktık. Benim de yanımda Laptopum vardı. Satacağımız
mal ile ilgili son bir Slayt izletecektim onlara, ardından olumlu
yanıt alırsak sözleşme imzalanacaktı.
Aşağıya indiğimizde Samet bizi karşıladı.
Arabaya bindik, şirket 30 dakika uzaklıkta bir yerdeydi, şehir
merkezinin biraz kenarında kalıyordu. Güzel bir yolculuktan sonra
şirkete geldik, saat 18:30 gibi toplantıya başladık. Ben
hemen Slayt'ı anlatmaya başladım. Bu arada Jack ile Sinem
sürekli birbirlerine bakıyorlar, arada sırada
konuşuyorlardı. Akşam olacakları düşünmemden dolayı
tam kendimi verememiştim Slayt'a, ama yine eksiksiz bir sunum
yapmıştım. Şirket yetkilileri aralarında birşeyler
konuştuktan sonra Samet'e birşeyler söylediler. Samet te bana, "Biraz
dışarıda özel görüşeceklermiş. Sonra da kararı
size bildirecekler!" dedi. "Tamam!" dedim.
Dışarıya çıktılar ve 10 dakika sonra gelerek Samet'e
birşeyler söylediler. Samet te bana gülerek, "Tamamdır abi,
anlaşmayı kabul ediyorlar!" dedi. Hemen sözleşmeyi
imzaladık. Sözleşmeden sonra birkaç ayrıntıyı konuştuktan
sonra, bize yarın saat 20:00'da kutlama yemeği yiyeceğimizi
söylediler. Biz şirketten çıktık, Jack de arkamızdan
geliyordu. Arabaya hep beraber bindik, otele geldik ve üçümüz inip odamıza
çıktık. Odaya girince Jack hemen koltuğa oturdu, Sinem de onun
yanına oturdu. Ben oda servisini arayarak bir şişe şarap ve
3 kadeh istedim. Siparişim hemen geldi, alarak teşekkür edip
kapıyı kapattım. Üçümüze de şarap koyduktan sonra muhabbet
etmeye başladık. Şaraplarımız bitince, Sinem, Jack'in
boynuna sarıldı ve "Bugün kutlamayı sadece şarap
içerek yapmayacağız değil mi?" dedi.
Jack gülümseyerek Sinem'in dudaklarına yapıştı, Sinem ve
Jack delice öpüşüyorlardı. Jack bir elini Sinem'in büyük
göğüslerine attı ve okşamaya başladı. Ben de kenardan
onları izliyordum. Sinem ayağa kalktı ve Jack'in
kravatından tutup kaldırdı ve benim biraz yanıma doğru
Jack'i sırt üstü attı. O an onlara katılmak yerine, izlemek daha
heyecanlı geliyordu. Sinem önce Jack'in kravatını
çıkarttı, ardından da gömlek düğmelerini teker teker
açıp, gömleğini çıkarttı. Sonra da Jack'in vücudunu öpmeye
başladı. Tahmin ettiğim gibi kaslı bir vücudu vardı, karın
kaslarını da öptükten sonra pantolonuna geldi.
Pantolonunu hızlıca çıkarttıktan sonra, altındaki Boxeri
de çıkarttı. Yarrağı 19-20 cm kadar ve kalındı
Jack'in. Sinem yatakta domalarak Jack'in yarrağını yalamaya
başladı. Jack'ten zevk iniltileri de gelmeye başladı. Ben
Sinem'in arkasına geçtim, domaldığından dolayı kalçaları
tamamen meydandaydı. Altındaki siyah eteği çekerek
çıkarttım, pembe tangasının ipini kenara çektim. Amı
sulanmıştı Sinem'in, elimi attığımda suları
parmaklarıma gelmişti. Biraz amını okşadıktan
sonra elimi çektim ve amını yalamaya başladım. Sinem de
zevk iniltileri çıkartıyordu Jack'in sikini yalarken.
Ben Sinem'i ve Jack'i iyice azdırmak için ara sıra Sinem'in
kalçalarına tokatlar atıyordum. Çıkan ses Jack'i iyice tahrik
etmiş olmalı ki, iniltileri artmaya başladı. Jack, Sinem'i
tuttu ve yatağa sırt üstü yatırdı. Bacaklarını
iki yana açarak tangasını çıkarttı ve amına bakıp,
"Ohh my God! Super!" dedikten sonra Sinem'in amına yumuldu. Ben
üstümdekileri hızla çıkartıp çırılçıplak
kaldım. Yarrağım patlamaya hazır volkan gibiydi. Sinem'in
önüne geldim ve dizlerimin üstünde yatağa çıktım. Sinem
yarrağımı hemen ağzına aldı. Müthiş
saksosuyla beni hızlıca boşaltacak gibiydi.
Jack'in bir yandan amını yalamasıyla gözleri kayıyordu ara
sıra. Ben de üstündeki yeşil gömleğin düğmelerini teker
teker açtım. Sinem yattığından dolayı
çıkartmadım gömleği, südyeninin göğüslerini kapatan
kısımlarını indirdim aşağıya ve
göğüslerini okşamaya başladım. Jack ayağa kalktı
ve Sinem'in iki bacağını da omuzlarına aldıktan sonra
yarrağını Sinem'in amına soktu ve git gel yapmaya
başladı. Sinem ara sıra yarrağımı bırakarak
bağırıyordu ve sonra tekrardan yarrağımı
ağzına alıyordu. Jack iyice hızlanmaya başladı,
Sinem'in de göğüsleri sallanıyordu. Jack Sinem'i 10 dakikaya
yakın siktikten sonra bıraktı.
Jack yatağın kenarına, Sinem'in yanına yattı. Ben de
Sinem'in önüne geçtim, Jack'in girdiği yerde baya boşluk
oluşmuştu. Sinem'in amına bende girmeye başladım, ama
girdiğim yer am değil sanki hava boşluğuydu. Sinem, Jack
ile öpüşmeye devam ederken, bir yandan da inliyordu. 10 dakika kadar
siktikten sonra boşalacağımı anladım ve amından
çıkarak Sinem'in karnına boşaldım. Sinem'in diğer
yanına da ben yattım. Dinleniyorduk. Bir süre sonra yine 'Şlop,
şlop!' sesleri gelmeye başladı.
Jack yatakta sırt üstü yatmış, Sinem de üzerine
çıkmış yarrağının üzerinde zıplıyordu.
Hemen Sinem'i tost yapma fikri geldi aklıma ve kalktım Sinem'in
arkasına geçtim. Sinem'in kalçalarını ayırdım ve göt
deliğine dilimi değdirdim. Sinem aldığı zevkten bir
anda titremeye başladı. Göt deliğini yalamaya
başladıkça Sinem'in iniltileri iyice artıyordu. 10 dakika kadar
yaladım, Sinem'in göt deliği iyice açılmıştı.
Parmaklarımla da genişlettikten sonra ayağa kalktım.
Sinem'in götüne yarrağımı dayadım ve sokmamla beraber
çığlık atması bir olmuştu.
Köküne kadar almıştı yarrağımı içine, ama çok
fazla bağırmıştı. Jack hemen Sinem'i kendine çekerek
dudaklarına yapıştı. Sinem öne doğru
eğildiğinden iyice kalçaları meydana
çıkmıştı. Kalçalarını tokatlarken
hızlıca göt deliğine girip çıkıyordum. 15 dakika kadar
hızlı hızlı siktim Sinem'i götünden, Jack'le fazla
ilgilenip benimle ilgilenmemesi canımı sıkmıştı. Götünün
içine boşaldım ve hemen banyoya girdim. Hızlıca
yıkandım ve çıktım. Çıktığımda Jack,
Sinem'i sırt üstü yatırmış, götünden sikiyordu. Sinem
zevkten kıvranırken beni görecek hali yoktu.
Hemen üzerime bir şort ve tişört giyip, odadan çıktım. Otel
bahçesine indim. Bir şişe bira aldım ve bir de sigara
yaktım. Jack'in işini bitirip odadan çıkmasını
bekliyordum bahçede...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|