|
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım! (4) (Engin 29 Y., İzmir)
Daha
ayrılalı 1 saat olmamıştı, Sinem arıyordu. Acaba
biri görecek telaşından hızlıca indiğinden birşeyini
mi unuttu diye düşündüm ve telefonu açtım. Sinem'in ses tonu iyiydi,
başka bir şey söyleyecekti her halde. Biraz havadan sudan muhabbet
ettikten sonra, "Çin'e gideceğiz ya beraber..." dedi. "Evet?"
dedim. "Nasıl, iş gezilerinde seks oluyor mu?" dedi.
"Ben bayadır gidiyorum, ama hiç öyle birşeye rastlamadım!"
dedim. Sinem de, "Benim önceki şirketimde gittiğimde hep
oluyordu. Ne yani, sap gibi gidip dönecek miyiz?" dedi. Ben de, "Ama
yanımda sen varsın, elbet bir şey olur!" dediğimde
güldü ve "Çine giderken yanıma en seksi iç
çamaşırlarımı alacağım!" dedi. Ben de,
"Onlar senin üzerindeyken, ben de seni bir güzel sikeceğim!"
dedim. Sinem kahkahayı patlattı telefonda.
Sonra Sinem'in birden sesi değişti ve "Evet Hülyacım, bugün
baya güzel geçti, bir ara tekrarlayalım!" dedi. Ben bozuntuya
vermedim. Biraz sustuktan sonra, "Tamam canım, hadi öpüyorum!"
dedi ve kapattı telefonu. Kocası da tam zamanında gelmişti.
Sinem'i iş gezisinde siktiğimi düşünmem bile
yarrağımı kazık gibi yapmıştı. Şuan bir
kızı sikecek durumda olmadığımdan mecburen 31 çekerek
kendimi rahatlattım. Piknikte karnımı doyurduğumdan
akşam yemeği yeme gereği duymadan erkenden yattım.
Sabah saat 09:00 gibi uyandım, kendime güzel bir kahvaltı hazırlayıp TV
başında kahvaltımı yapmaya başladım. Saat 11:00 gibi bavulumu
aldım ve yatak odama gittim. İçine birkaç pantolon, gömlek, kravat
koydum. Bunlar iş içindi tabii ki, eğer iş dışında
gezebilirsek diye şort falan da aldım yanıma. Birkaç iç
çamaşırı da koyduktan sonra bavulum hazırdı. O gün hep
evimde vakit geçirdim, iyice enerji depolamak istiyordum, çünkü iş
gezileri gerçekten zor oluyordu. Sinem saat 17:00 gibi beni aradı, telefonu
açtığımda, "Nasıl buluşacağız? Beraber
gidelim mi havalimanına?" dedi. Ben de, "Olur, bana gelirsen
beraber geçeriz taksiyle oraya. Hem park derdi de olmaz!" dedim ve Sinem
kabul etti. Saat 19:00 gibi Sinem elinde bavuluyla kapımdaydı.
Altında pembe bir etek, üstünde de aynı renkte güzel ve biraz
açık elbise vardı. İçeriye aldım ve kapıyı
kapatır kapatmaz dudaklarına yapıştım. Sinem'i deli
gibi öpüyordum, ama beni iterek, "Geç kalacağız, hadi daha
önümüzde güzel zamanlar var!" dedi. Ben hemen taksi
durağını aradım, taksi gelene kadar evde Sinem'le
yiyiştik. Taksi gelince aşağıya indik. Havalimanına
gelmiştik, hemen kontrollerden geçip, işlemleri
yaptırdıktan sonra uçağa bindik. Hava biraz
kararmıştı, ama hala güneşin battığı yerde
hafif aydınlık vardı. Sinem uçağın camdan
tarafında oturuyordu ve ben de onun yanındaydım. Sinemle beraber
güzel bir yolculuk geçiriyorduk.
Saat 23:30 gibi
Sinem başını omzuma yasladı ve uyumaya başladı.
Bir süre sonra ben de uyuyakaldım. "İnişe geçiyoruz, lütfen
kemerlerinizi bağlayın!" anonsu ile uyandım. Sinem de
uyanmıştı. Hemen kemerlerimizi taktık ve
sarsıntısız bir iniş yaptık.
Bavullarımızı aldıktan sonra havalimanından
çıktık, bizi almaya geleceklerdi. Takım elbiseli, 1.75
boylarında, güneş gözlüklü bir adam yanımıza
yaklaştı. Elini uzatarak Türkçe olarak, "Hoşgeldiniz!"
dedi. Biz de sırayla elini sıkarak, "Hoşbulduk!"
dedik. İsminin Samet olduğunu ve bize tercümelerde yardımcı
olacağını söyledi. Getirdikleri lüks, siyah arabaya bindik ve 10
dakikalık bir yoldan sonra lüks bir otelin önünde durduk.
İçeriye girdik, Samet bize, "Siz şuraya oturun, ben hemen
işlemleri hallediyorum!" dedi. Biz kenardaki mavi koltuklara oturduk.
2 otel görevlisi gelip hemen bavullarımızı aldı. Samet
yanımıza gelerek, "İkiniz için farklı odalar
açıyorum!" dediğinde, Sinem hemen araya girerek, "Yok, biz
ikimiz aynı odada kalırız!" dedi. Samet deö "Tamam!"
diyerek tekrardan resepsiyona gitti. Kısa bir süre daha birşeyler
konuştuktan sonra, bana, "Oda hazır, çıkabiliriz!"
dedi. Samet önde biz arkada asansöre gittik. Asansörle en üst kata
çıktık, özel bir suit oda alınmıştı bize. Samet
odayı açtıktan sonra bize bir kart verdi ve
"Harcamalarınız şirketimiz tarafından ödenecektir.
Keyfinize bakın, saat 12:00 gibi geleceğim ve şirket yetkilileriyle beraber öğle yemeği
yiyeceğiz!" dedi ve gitti.
Kapı kapanır, kapanmaz Sinem'i belinden tuttum ve kendime doğru
çevirdim. Dudaklarına yapıştım, ayakta öpüşüyorduk.
Sinem'in giyinişi çok hoşuma gitmişti o gün. Öpüşürken
elimi kalçasına attım ve okşamaya başladım.
Kalçalarını okşarkende yavaş yavaş yatağa
doğru götürmeye başladım. Yatağa ittirdim ve üzerimi
hızlıca çıkarttım. Sadece Boxer kalmıştı
üzerimde. Sinem'in dudaklarından boynuna doğru inmeye
başladım. Üzerindeki elbiseyi çıkarttım. Sinem'in pembe
renkli bir südyeni vardı.
Südyeni çıkartmadan sadece aşağıya indirdim ve
göğüslerine yumuldum. Sinem inlerken, bir yandan eli arkada südyeni
çözmeye çalışıyordu. Südyeni çözebilmişti ve bir hamlede
kollarından çıkartıp kenara fırlattı. İki
göğsünü de sırayla yalıyordum, Sinem ise inleyerek
saçımı okşuyordu. Çok fazla vaktimiz yoktu, biraz yorgunduk ve
uyumamız da gerekiyordu. O yüzden göğüslerinde fazla kalmadan, Boxerimi
çıkartıp kenara attım ve yatağa yattım. Sinem yatakta
dizlerinin üstüne çöküp eğildi ve yarrağımı yalamaya
başladı.
Benim yorgunluğum, zevkle birleşti ve iyice keyiflenmeye
başladım. Bir hemen bitip uyumayı, bir de hiç bitmemesini
istiyordum. Sinem yarrağımı hafif hafif dibine kadar
yalıyordu. 5 dakika kadar Sinem'e yalattırdım
yarrağımı. Sinem yarrağımı bıraktı ve
altındaki eteği çıkarttı. Pembe bir tanga vardı
altında, tangayı çıkartmadan hemen ipini kenara çekti ve
kucağıma oturdu. Yarrağımı amına ayarladı ve
hoplamaya başladı. Elleri de göğüslerimin üzerindeydi destek
alıyordu. Sinem bir süre sonra kendini iyice kasıklarıma
doğru çarptırmaya başladı.
Bu arada inlemesine devam ediyordu, ben de sıcacık amına
girdikçe daha fazla zevk alıyordum. Sinem bir süre sonra biraz
yavaşladı ve kasıp bırakmaya başladı kendini.
Amı da kasılıyordu ve yarrağımı
sıkıyordu. Bir süre sonra Sinem inleyerek orgazm oldu ve üzerime
yıkıldı. Göğüsleri, göğsüme değiyordu.
Başı omzumun yanındaydı, saçlarının ve parfümünün
kokusu beni iyice tahrik etmişti. Sinem'in zıplayacak hali
kalmamıştı ve ben de belimi kaldıra kaldıra Sinem'in
amına girmeye başladım. Boşalacağımı
anladığım zamanda amından çıkarak
kalçalarının arasına boşaldım.
Sinem üzerimden kalktı, hemen banyoya girdi. Ben de arkasından
gittim. Beraber güzel bir duş aldıktan sonra yatağa yattık.
Yattığımız gibi uyumuştuk. Telefonun çalmasıyla
uyandım. Telefona baktığımda Samet arıyordu,
açtım telefonu ve "Engin bey, 5 dakika içinde otelin önüne geliyorum.
Aşağıda bekleyeceğim sizi!" dedi. "Tamam,
geliyoruz!" dedim ve telefonu kapattım. Sinem'e
baktığımda çırılçıplak yatmıştı.
Boynunu öpe öpe uyandırdım Sinem'i. Keyfi yerine gelmişti,
gülerek uyandı. Sinem'e Samet'in geldiğini haber verdim. Bavulu yeni
açıyorduk daha. Sinem hemen eline ilk gelen tek parça yeşil elbiseyi
giydi.
Taş gibi olmuştu, elbisenin derin dekoltesi vardı,
göğüslerinin üstü tamamen açıktaydı. Elbisenin etek
kısmı dizinin biraz üzerinde bitiyordu. İçine külot
giymemişti. Elbisenin tasarımından dolayı südyen giymek
zaten çok kötü gösteriyordu. Aynanın karşısına geçti ve
makyaj yapmaya başladı, sonrasında saçını da kendince
şekillendirdi. Altına da açık renk bir topuklu ayakkabı
giydi. Ben de bu arada takım elbisemi giymiştim. Sinem'e,
"Hazırsan çıkalım?" dediğimde, "Tamam,
geliyorum!" dedi. Çantasını alarak çıktık odadan. Aşağıya
indiğimizde Samet arabayla bizi bekliyordu, gözlerini birkaç saniye
Sinem'in üzerinden alamamıştı. Beraberce arabaya bindik ve
öğle yemeği yiyeceğimiz restoranta gittik...
[Engin]
Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım!
Tüm Bölümleri
|